Anlamı
1) öğretmenlik yapmak:
'Mülkiyede Osmanlı tarihi alanında hocalık, müdürlük, yazarlık etmiş.' -R. E. Ünaydın. 2) mec. akıl öğretmek, öğüt vermek:
'Böyle heybetli, akıllı adam, sana hocalık etmiş adam ölür mü hiç?' -N. Hikmet.
Detaylı Açıklama
Hocalık etmek, birinci anlamında öğretmenlik yapmak, bilgi vermek ve bir konuda başkalarına rehberlik etmek demektir. İkinci mecaz anlamında ise birine akıl vermek, yol göstermek ya da bazen üstten üstten öğüt vermek anlamı kazanır. Bu çift kullanım, deyimin tonunu bağlama göre değiştirir. Gerçek anlamda saygın ve nötr bir görev anlatılırken, mecaz kullanımda hafif sitemli ya da alaylı bir hava doğabilir. “Bana hocalık etme” dendiğinde, kişi gereksiz akıl vermemesi için uyarılır. Öte yandan eğitim, sanat, zanaat veya meslek alanlarında hocalık etmek gerçek bir ustalık ve rehberlik işlevi taşır. Böylece söz, bilgi aktarmanın hem yapıcı hem de yer yer buyurgan görülebilen iki yüzünü birlikte taşır. Deyim bu nedenle hem meslekî hem de ilişkisel bağlamlarda canlı biçimde kullanılır.
Örnek Cümleler
- Yıllarca lisede tarih dersi verip gençlere sabırla hocalık etmek sürdürdü.
- Ben çözümü ararken sürekli hocalık etmek yerine biraz dinlemeni isterdim.
- Usta ressam mahalledeki çocuklara gönüllü olarak aylarca hocalık etmek yaptı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hocalık etmek, gerçek anlamda öğretmenlik yapmayı ve bilgi aktarmayı anlatır; mecaz anlamda ise birine akıl vermek, öğüt vermek ya da yol göstermeye kalkmak demektir. Rehberlik boyutu da vardır.
Çünkü kişi kendisine gereksiz yere akıl verildiğini veya üstten konuşulduğunu hissedebilir. Bu durumda hocalık etmek sözü hafif alay ve rahatsızlık taşır. Üstten konuşma hissi doğabilir.
Her iki kullanımda da birinin başka birine bilgi, yön veya yol göstermesi vardır. Fark, bunun meslekî mi yoksa ilişki içi mi olduğunda ortaya çıkar. Aktarım fikri merkezde kalır.