Anlamı
kasıtlı ve asılsız suç yüklenmek:
'Uykusuzdum, yorgundum, bir otobüs dolusu insanın içinde iftiraya uğramıştım.' -A. Ağaoğlu.
Detaylı Açıklama
İftiraya uğramak deyimi, kişinin işlemediği bir suçla, söylemediği bir sözle ya da yapmadığı bir davranışla kasıtlı biçimde suçlanması anlamına gelir. Burada mağdur olan tarafın suçu işlemesi değil, başkalarının ona asılsız yükleme yapması söz konusudur. Bu yüzden deyim yalnız haksızlık duygusunu değil, onurun ve itibarın yaralanmasını da taşır. İftiraya uğrayan kişi, kendini savunmak zorunda kalabilir, çevresinin şüphesiyle karşılaşabilir ve psikolojik olarak yıpranabilir. Cümlede kullanıldığında, sıradan bir yanlış anlaşılmadan daha ağır bir toplumsal yaralanma sezilir. Böyle anlarda kişi yalnız suçlamayla değil, çevresinde oluşan gölgeyle de mücadele eder. Kısacası iftiraya uğramak, bir kimsenin bile bile kurulan asılsız suçlamanın hedefi olmasını anlatan, mağduriyet duygusu yüksek ve ağır bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Toplantıda iftiraya uğraması, onun bütün gece uykusunu kaçırmaya yetti doğrusu.
- Hiç yapmadığı bir iş yüzünden iftiraya uğradı ve bu onu derinden sarstı.
- Kalabalığın içinde iftiraya uğrayan biri kadar yalnızlaşan az insan vardır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü yanlış anlaşılmada kasıt olmayabilir, burada ise asılsız suçlama bilinçli biçimde yöneltilir. Deyim, kişinin yalnız incinmediğini, ayrıca adının ve güvenilirliğinin de hedef alındığını açıkça düşündürür.
Kırgınlık, öfke, yalnızlık, şaşkınlık ve kendini savunma zorunluluğu birlikte hissedilir. Kişi yalnız haksızlığa uğramaz; çevresine karşı kendini açıklama yükü de taşımaya başlar hemen orada bile.
Sıradan bir anlaşmazlıktan öte, kişinin itibarını zedeleyen ağır bir mağduriyeti görünür kılar. Bu yüzden söz, olayın ahlaki ve toplumsal ağırlığını hemen daha çok yükseltir açıkça.