Anlamı
ihtar etmek:
'Mahpushane müdürüne haber salarak 'Vazifene dikkat et.' diyerek ihtarda bulunan oydu.' -K. Korcan.
Detaylı Açıklama
İhtarda bulunmak deyimi, bir kişiyi bir konuda resmî ya da ciddi biçimde uyarmak, dikkatini çekmek ve sorumluluğunu hatırlatmak anlamına gelir. Buradaki uyarı sıradan hatırlatmadan daha ağırlıklıdır; çoğu zaman sonuç doğurabilecek bir ciddiyet içerir. Kurum içi ilişkilerde, hukukî süreçlerde, disiplin meselelerinde ve yönetim dilinde sık kullanılır. Kişi görevine dikkat etmesi, sözleşmeye uyması veya yaptığı hatayı düzeltmesi için ihtarda bulunabilir. Cümlede geçtiğinde, konuşanın yalnız rica etmediği; uyarıyı kayıt altına alınabilecek bir ciddiyetle yaptığı anlaşılır. Böylece söz, sınır koyan ve sorumluluğu açıkça hatırlatan bir yetki tavrı da kurar. Kısacası ihtarda bulunmak, bir yanlışın veya ihmalin sürmemesi için ağır ve belirgin biçimde uyarı yöneltmeyi anlatan resmî tonlu bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Müdür, geç kalan personele son kez ihtarda bulundu ciddi biçimde.
- Ev sahibinin kiracıya yazılı olmadan önce sözlü ihtarda bulunduğu anlaşıldı.
- Komutan, nöbet düzeni bozulunca herkese sertçe ihtarda bulundu ve bununla da yetinmedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada yalnız hatırlatma değil, sorumluluğu belirginleştiren ciddi bir uyarı vardır. Söz, gerekirse sonraki işlemlere dayanak olabilecek resmiyet ve ağırlık duygusu taşır açıkça burada da.
Kurum içi disiplin, hukukî süreçler, yönetim kararları, sözleşme ilişkileri ve görev uyarılarında daha sık duyulur. Ortak nokta, uyarının ciddi bir sonuç doğurma ihtimalidir burada da.
Yetki kullanan, sınır çizen ve karşı tarafı sorumluluğa çağıran bir tavrı öne çıkarır. Böylece konuşanın yalnız sitem etmediği, açık bir uyarı verdiği anlaşılır net biçimde.