Deyim

İman Getirmek Ne Demek?

Anlamı

1) gönül rızasıyla Müslümanlığı kabul etmek; 2) yürekten inanmak:
'Onun özveri, alçak gönüllülük taşan yüzünü görünce hayatın sadece bir para çekişmesi olmadığına iman getirir, ferahlardınız.' -H. Taner.

Detaylı Açıklama

İman getirmek deyimi iki temel anlam taşır. İlk anlamında gönül rızasıyla Müslümanlığı kabul etmeyi anlatır. İkinci ve mecaz anlamında ise bir şeye yürekten inanmak, onun doğruluğunu içten kabul etmek demektir. Bu yüzden deyim hem dinî bağlamlarda hem de güçlü ikna, etkilenme ve içten benimseme anlatılarında kullanılabilir. Bir kimse bir düşünceye, bir gerçeğe ya da bir insanın samimiyetine iman getiriyorsa artık kuşkusu büyük ölçüde dağılmıştır. Cümlede kullanıldığında derin kabul, içten teslimiyet ve güçlü inanç duygusu belirginleşir. Söz basit bir onaydan daha kuvvetlidir; kalpten benimseme çağrıştırır. Kısacası iman getirmek, hem dinî kabulü hem de içten inancı anlatan köklü ve güçlü bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Onun dürüstlüğünü görünce insanların iyiliğine yeniden iman getirdi sonunda bugün.
  2. Yaşlı adam uzun sohbetlerden sonra İslam'a iman getirdiğini açıkladı sakince.
  3. Bu fedakârlığı gören herkes dostluğun hâlâ yaşadığına iman getirirdi doğrusu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, dinî anlamı temel olsa da mecaz olarak bir şeye yürekten inanmayı da anlatır. Bu yüzden günlük dilde güçlü ikna ve içten kabul durumlarında da yer bulur.

Çünkü burada yüzeysel kanaat değil, derin ve kalpten bir benimseme vardır. Deyim, kişinin kuşkusunu aşıp içten bir kabule ulaştığını güçlü ve açık biçimde sezdirir hemen.

Dinî konuşmalarda, güçlü ahlaki örnekler karşısında, samimiyetin ya da doğruluğun etkileyici biçimde ortaya çıktığı anlatılarda oldukça doğal, yerinde ve güçlü bir kullanım olarak duyulur bugün.