Anlamı
yaptığı işten uzaklaşmak:
'Su bulmak için işi gücü bırakarak bütün gün su peşine düşmemiz lazım gelecekti.' -B. R. Eyuboğlu.
Detaylı Açıklama
İşi gücü bırakmak deyimi, yaptığı işten uzaklaşmak, çalışmayı veya meşguliyeti bırakıp başka bir şeyle ilgilenmek ya da başka bir amaç peşinde koşmak anlamında kullanılır. Kişi normalde yapması gereken işi terk etmiş ve zamanını başka bir şeye harcamaya başlamıştır. Bu 'başka şey' bazen önemlidir, bazen gereksizdir; deyim her iki durumda da geçerlidir. Özellikle birinin asıl görevini ihmal edip başka bir uğraşa dalması eleştirilirken söylenir: 'İşi gücü bırakıp televizyon izliyor' gibi. Ancak bazen zorunluluk da söz konusudur: 'İşi gücü bırakıp su aramaya gittik' kalıbında olduğu gibi. 'İş gücü' ikileme yapısı kişinin tüm meşguliyetlerini kapsar; bunların hepsini bırakmak ciddi bir kesinti demektir. Söz, önceliklerin karıştığı, görevlerin ihmal edildiği veya mecburi bir sapmanın yaşandığı anları betimler.
Örnek Cümleler
- Su bulmak için işi gücü bırakarak bütün gün su peşine düşmemiz lazım gelecekti.
- İşi gücü bırakıp çocuğun okuluna koştu, bir sorun olmuştu.
- İşi gücü bırakıp sosyal medyada saatler harcıyorlar, verimlilik düşüyor.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, her zaman eleştiri taşımaz. Zorunlu bir durumda işi gücü bırakmak makul ve anlaşılır bir eylemdir: acil bir sorun çıkmıştır ve müdahale gerekmiştir. Eleştiri tonu, kişinin gereksiz veya önemsiz bir şey için asıl görevini ihmal etmesi durumunda ortaya çıkar.
'İş' ve 'güç' birlikte kişinin tüm meşguliyetlerini, sorumluluklarını ve uğraşlarını kapsar. İkisinin birden bırakılması, kişinin hayatındaki her şeyi askıya aldığını ve o ana odaklandığını anlatır. Bu totallik deyime dramatik bir güç katar: sadece bir iş değil her şey bırakılmıştır.
Evet, bazen olumlu bir adanmışlığı anlatır: bir anne çocuğu hastalanınca işi gücü bırakıp ona bakar; bir gönüllü doğal afet sonrası işi gücü bırakıp yardıma koşar. Bu durumlarda deyim fedakârlığı ve öncelik yönetimini betimler ve olumlu bir ton kazanır.