Anlamı
işin tuhaf olan yanı:
'İşin tuhafı, tek perdesi kalkmış fayton penceresinde görünen silindir şapkalı adam da altın dişlerini göstere göstere kahkahalar atıyor.' -A. Ağaoğlu.
Detaylı Açıklama
İşin tuhafı deyimi, bir olayın veya durumun şaşırtıcı, beklenmedik ve garip yanını vurgulamak için kullanılan bir geçiş kalıbıdır. Kişi bir hikâye anlatırken en ilginç ve en beklenmedik detaya geçiş yaparken 'işin tuhafı' der ve dinleyenin dikkatini o noktaya çeker. 'Tuhafı' en garip, en acayip ve en şaşırtıcı yanı demektir. Bu kalıp, anlatıya sürpriz unsuru katar ve dinleyenin merakını doruğa çıkarır. Haber anlatımlarında, sohbetlerde, yazılı metinlerde ve edebiyatta sıkça kullanılan güçlü bir retorik araçtır. 'İşin garibi', 'işin fenası', 'işin iyisi' gibi paralel yapılarla birlikte Türkçenin zengin anlatı değerlendirme kalıpları ailesine aittir. Söz, sıradan bir aktarımı merak uyandıran bir hikâyeye dönüştürür ve konuşmacının anlatım gücünü artırır. Edebiyatta da yazarlar bu kalıbı okuyucunun dikkatini çekmek ve beklenmedik bir detayı öne çıkarmak için kullanır.
Örnek Cümleler
- İşin tuhafı, tek perdesi kalkmış fayton penceresinde görünen silindir şapkalı adam da altın dişlerini göstere göstere kahkahalar atıyor.
- İşin tuhafı, kazayı gören onlarca kişi vardı ama kimse polisi aramadı.
- Sınıfta en çok çalışan oydu, işin tuhafı sınavda en düşük notu o aldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Anlam olarak neredeyse özdeştir; ikisi de durumun şaşırtıcı ve beklenmedik yanını vurgular. 'Tuhaf' biraz daha gündelik ve hafif bir tonu, 'garip' ise biraz daha güçlü bir tuhaflık hissini taşıyabilir. Pratikte birbirinin yerine rahatlıkla kullanılırlar ve aralarındaki fark son derece incedir.
Her iki alanda da yaygındır. Konuşma dilinde hikâye anlatırken doğal bir geçiş aracıdır; yazılı dilde ise gazeteciler, romancılar ve köşe yazarları okuyucunun dikkatini çekmek için bu kalıbı sıkça tercih eder. Edebiyatta özellikle ironi ve sürpriz unsuru yaratmak amacıyla etkili biçimde kullanılır.
Genellikle evet, ancak bazen konuşmacı subjektif bir değerlendirme yapar ve kendisinin tuhaf bulduğu ama başkalarının normal görebileceği bir detay için kullanabilir. 'Tuhaf' olan şey kişiden kişiye değişebilir; bu yüzden kalıp konuşmacının bakış açısını yansıtır ve mutlak bir tuhaflık garanti etmez.