Anlamı
1) deniz derinliğini ölçmek; 2) soruşturmak, araştırmak:
'Evde kimsenin olmadığını telefonla iskandil ediyorlarmış diyor Bedri.' -O. Rifat. 3) mec. bir işin içyüzünü araştırmak, bilgi toplamak; 4) argo gözetlemek, çevreyi kollamak:
'Cevizlerin altını iskandil ederek böğürtlen yığınının gölgesine sığındı.' -O. C. Kaygılı.
Detaylı Açıklama
İskandil etmek sözü, önce denizcilikte suyun derinliğini ölçmek için kullanılmış, zamanla araştırmak, yoklamak ve bir işin iç yüzünü anlamaya çalışmak anlamları da kazanmıştır. Bir kişi doğrudan harekete geçmeden önce çevreyi tartıyor, karşı tarafın niyetini anlamaya çalışıyor ya da olayın arka planını sessizce araştırıyorsa bu söz uygun düşer. Bu nedenle deyim hem teknik hem de gündelik alanlarda yaşayabilmiştir. İçinde dikkat, ölçü ve ihtiyat duygusu vardır. Kişi yalnız görüneni değil, görünmeyen tarafı da anlamak ister. Özellikle bilgi toplamadan karar vermeyen insanlar için çok yerinde bir ifadedir. Kısacası iskandil etmek, derine inerek yoklamak ve görünmeyen ayrıntıları öğrenmeye çalışmak anlamında kullanılan güçlü bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Gazeteci haberi yayımlamadan önce bütün ayrıntıları uzun uzun iskandil etti dikkatle.
- Patron, yeni ortağın çevresini kabulden önce dikkatle iskandil ettirdi.
- Balıkçılar limandan açılmadan evvel suyun durumunu iskandil ettiler mutlaka.
Kökeni ve Hikayesi
Söz, deniz derinliğini ölçen iskandil aracından doğmuş; zamanla araştırma ve yoklama anlamlarını da içine alan mecazlı bir kullanıma yayılmıştır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, denizcilikten doğmuş olsa da araştırmak, yoklamak ve işin iç yüzünü öğrenmek anlamlarında günlük dilde de kullanılır. Bu yüzden mecaz alanı oldukça geniştir bugün hâlâ.
Çünkü kişi önce derinliği, yani görünmeyen tarafı anlamaya çalışır. Bilgi toplamadan hareket etmeme ve zemini yoklama düşüncesi sözün merkezinde durur açıkça burada her zaman doğal olarak.
Dolaylı olarak vardır; ipucu vermek bilgi sunar, iskandil etmek ise o bilgiye dayanarak ayrıntıları derinlemesine araştırır. Biri işaret eder, öteki ölçüp sınar dikkatle ve kararını buna göre verir.