Deyim

İtidalini Kaybetmek Ne Demek?

Anlamı

aşırılığa kapılmak, soğukkanlılığını yitirmek.

Detaylı Açıklama

İtidalini kaybetmek deyimi, bir kişinin ölçüsünü, soğukkanlılığını ve dengeli tavrını yitirmesi anlamına gelir. Buradaki itidal, yalnız sakinlik değil; akıl, ölçü ve kendini tutma hâlidir. Deyim daha çok gerilimli durumlarda kişinin duygularına yenik düşmesini anlatır. Öfke, korku, sevinç ya da panik gibi güçlü duygular nedeniyle davranışın kontrolden çıkması bu ifadeyle verilir. Resmî ve yazılı dilde sık karşılaşılması, deyime ciddi bir ton kazandırır. Gündelik hayatta da özellikle ağırbaşlı biri bir anda taşkın davrandığında etkili olur. Bu kullanım, karakterle anlık taşma arasındaki farkı belirginleştirir. Böylece insanın bir anda denge kaybına nasıl sürüklendiği açık biçimde görünür. Kısacası itidalini kaybetmek, insanın iç dengesini bozup ölçüsünü aşmasını anlatan güçlü ve yerleşik bir deyimdir.

Örnek Cümleler

  1. Tartışma büyüyünce sakin bilinen müdür bile itidalini kaybetti ve yüksek sesle konuştu.
  2. Mahkeme salonunda bir anda itidalini kaybetmesi bütün savunmasının havasını bozdu.
  3. Kötü haberi alınca kısa süreliğine itidalini kaybetti ama sonra toparlanmayı bildi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, çoğu zaman öfke ile duyulsa da korku, panik ve aşırı heyecan gibi başka duygular yüzünden de kullanılabilir. Ölçü kaybı temel noktadır ve duygunun türü ikinci planda kalır.

İtidal, insanın kendini tutması, ölçülü davranması ve akıl dengesini koruması anlamına gelir. Deyim bu dengenin geçici olarak bozulduğunu bildirir ve sınır aşımını görünür kılar, taşkınlığı tanımlar.

Daha çok resmî yazılarda, tutanaklarda ve ağırbaşlı anlatımlarda tercih edilir. Çünkü taşkınlığı kaba bir söz yerine ölçü kaybı olarak daha seçkin ve dengeli biçimde ifade eder.