Deyim

İzbandut gibi Ne Demek?

Anlamı

çok iri, cüsseli (erkek):
'Elin izbandut gibi herifiyle dövüşür müyüm?' -M. Ş. Esendal.

Detaylı Açıklama

İzbandut gibi deyimi, çok iri yarı, cüsseli, dev gibi bir erkeği betimlemek için kullanılan teklifsiz bir ifadedir. 'İzbandut' kelimesi İspanyolca ya da İtalyanca kökenli olup deniz haydutlarını ve iri yarı gemicileri çağrıştırır. Deyim genellikle fiziksel görünüşü abartılı biçimde betimlemek için söylenir. İçinde hem şaşkınlık hem de hafif çekinme vardır: karşıdaki kişinin devasa görünümü hem etkileyici hem de ürkütücüdür. Kullanımda kaba bir ton olabilir; bazen olumsuz bir niteleme olarak iri ama hantal, kaba anlamı da taşır. Günlük konuşmada oldukça yaygındır. Söz, fiziksel büyüklüğü anlatmanın en abartılı ve en renkli yollarından biridir; birisi 'izbandut gibi' dediğinde dinleyen herkes o devasa bedeni zihninde canlandırır. Akdeniz korsanlarından kalan bu imge, Türkçenin denizcilik tarihinden beslenen kelime hazinesinin canlı örneklerinden biridir.

Örnek Cümleler

  1. Kapıyı açtım, karşımda izbandut gibi bir adam, az kalsın korkudan geri adım atacaktım.
  2. Çocuk daha on beş yaşında ama izbandut gibi, boyuyla herkesi geçiyor.
  3. İzbandut gibi iki güvenlikçi geldi, kimse ses çıkaramadı.

Kökeni ve Hikayesi

Kelimenin kökeni Akdeniz denizcilik kültürüne dayanır. İspanyolca veya İtalyanca kökenli olduğu düşünülür; Osmanlı döneminde Akdeniz'de karşılaşılan iri yapılı deniz haydutları ve gemicilerden esinlenerek Türkçeye girmiştir.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Geleneksel kullanımda daha çok erkekler için geçerlidir çünkü 'izbandut' imgesi güçlü, kaba ve iri bir erkek figürünü çağrıştırır. Kadınlar için kullanımı son derece nadir ve genellikle uygun görülmez.

Bağlama göre değişir. Bazen hayranlık ve şaşkınlıkla 'vay be, izbandut gibi olmuş' denir. Bazen de olumsuz bir ton taşır: kaba, hantal, tehditkâr görünen biri için eleştiri amaçlı kullanılır.

Kelimenin kökeni tartışmalıdır; İspanyolca veya İtalyancadan Türkçeye geçtiği düşünülür. Akdeniz'deki deniz haydutlarını ve iri yarı gemicileri çağrıştıran bir sözcüktür. Osmanlı döneminde Akdeniz ticareti ve korsanlık yoluyla Türkçeye yerleşmiştir.