Anlamı
onursuz kalmayı kabul edememek, düşkünlüğü veya zavallılığı reddetmek:
'Otele gidip de aptalcasına beklemeyi, yürek çarpıntılarıyla kapıyı gözetlemeyi izzetinefsime yediremiyorum.' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
İzzetinefsine yedirememek deyimi, onursuz kalmayı, düşkünlüğü veya zavallılığı kabul edememek, böyle bir duruma razı olmamak anlamında kullanılır. Kişi zor bir durumla karşılaşmıştır ama özsaygısı o duruma boyun eğmesine izin vermez. 'Yedirememek' burada mecazi olarak kabul edememek, hazmedememek demektir; kişi o durumu içine sindiremez, benliğine yakıştıramaz. Deyim genellikle olumlu bir karakter özelliğini betimler: kişi zorluk karşısında dik durur, onurunu korur, kolay teslim olmaz. Ancak bazen aşırı gururun pratik çözümlerin önüne geçtiği durumlarda eleştiri tonu da taşıyabilir. Özellikle maddi sıkıntı, toplumsal düşüş ya da mesleki gerileme anlarında kişinin iç dünyasını betimlemek için kullanılır ve derin bir onur mücadelesini, kişinin kendisiyle yaptığı sessiz kavgayı ifade eder.
Örnek Cümleler
- İşten çıkarılınca eski meslektaşlarından yardım istemeyi izzetinefsine yediremedi.
- Borç almayı izzetinefsine yediremeyip günlerce aç kaldığını yıllar sonra öğrendik.
- Patronun o teklifi karşısında izzetinefsine yediremeyip istifa etti, arkasına bile bakmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çoğunlukla evet; kişinin onurlu duruşunu, zor zamanlarda bile gururunu korumasını anlatır. Ancak bazen aşırı gurur pratik çözümleri engellediğinde olumsuz sayılabilir. Örneğin yardım almayı yediremeyen biri gerçekten zor durumda kalabilir; bu noktada söz eleştirel bir ton kazanır.
'Yemek' burada 'kabul etmek, hazmetmek, içine sindirmek' anlamındadır. Nasıl bozuk bir yiyeceği mide kabul etmezse, onur sahibi bir kişi de kendini küçük düşürecek durumu benliğine kabul edemez. Bu somut imge duyguyu güçlü biçimde aktarır ve deyime fiziksel bir çağrışım katar.
'İzzetinefsine dokunmak' dışarıdan gelen bir saldırıyı, onura yönelik bir zedelenmeyi anlatır. 'İzzetinefsine yedirememek' ise kişinin kendi içinde yaşadığı mücadeleyi betimler; durumu kabul etmemek, boyun eğmemek söz konusudur. Biri dıştan gelen darbe, diğeri içten gelen direniştir.