Atasözü

Doğru Söyleyenin Tepesi Delik Olur Ne Demek?

Anlamı

sözüm bir kimseye dokunur mu diye düşünmeyerek doğruyu söyleyen kişi çok düşman kazanır.

Detaylı Açıklama

Doğru söyleyenin tepesi delik olur atasözü, sözünün birine dokunup dokunmayacağını düşünmeden açık gerçeği söyleyen kişinin çok düşman kazanabileceğini anlatır. Buradaki “tepesi delik olmak” ifadesi mecazlı biçimde zarar görmek, başına iş almak, rahat yüzü görmemek anlamını taşır. Çünkü doğru söz çoğu zaman çıkar düzenini, rahatlığı ya da alışılmış yalanı bozar. İnsanlar da bundan hoşlanmaz. Atasözü, dürüstlüğün değerini inkâr etmez; fakat dürüst olmanın bedelsiz olmadığını özellikle vurgular. Gündelik dilde açık sözlü, sakınmadan konuşan ve bu yüzden çevresinde tepki toplayan kişiler için kullanılır. Kısacası söz, gerçeği dile getirmenin ahlaki bir güç olduğunu kabul ederken bunun bazen insana pahalıya mal olabileceğini de hatırlatır. Bu nedenle atasözü, doğruluğun kıymetini küçültmeden, açık sözlünün niçin sık sık hedef hâline geldiğini de açıklayan sert bir uyarı taşır.

Örnek Cümleler

  1. Mahallede olanı biteni açık açık söyleyince doğru söyleyenin tepesi delik olur sözünü hatırladılar.
  2. Doğru söyleyenin tepesi delik olur; çünkü herkes gerçeği duymaktan hoşlanmaz.
  3. O açık sözlü adam yıllarca bunun bedelini ödedi, doğru söyleyenin tepesi delik olur dedirtti.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır. Eleştirilen dürüstlük değil, doğru söze tahammül edemeyen çevredir. Söz, dürüstlüğün bedelini vurgular. Böylece sorun söyleyende değil, gerçeği duymak istemeyen toplulukta gösterilir.

Mecazen başına iş gelmesini, huzurunun bozulmasını ve sürekli hedef hâline gelmesini ima eder. Yani konuşmanın kişiye zarar dönebileceğini söyler. Bu güçlü imge, doğru sözün rahat bırakmayacağını daha çarpıcı biçimde hissettirir.

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar sözüyle çok yakındır. İkisi de gerçeğin çoğu zaman hoş karşılanmadığını anlatır. Aralarındaki yakınlık, halk dilinde doğruluk ile yalnızlık arasındaki bağı iyice güçlendirir.