Anlamı
1) değerini yitirmek; 2) yasama meclisinin değişmesi ile önceden sunulan yasa tasarıları değerini yitirmek.
Detaylı Açıklama
Kadük olmak deyimi iki temel anlamda kullanılır. Birinci anlamı, bir şeyin değerini, geçerliliğini ve işlevini yitirmesini ifade eder; eskiden önemli olan bir belge, karar veya düzenleme artık hükümsüz kalmıştır. İkinci ve daha teknik anlamı, yasama organında görüşülmeye başlanmış ancak dönem sonuna kadar karara bağlanamamış yasa tasarılarının düşmesini ve geçersiz sayılmasını karşılar. Bu parlamenter terim, Osmanlı hukuk dilinden Türkçeye geçmiştir. Günlük dilde ise bir projenin, planın veya sözün uygulanmadan kadük kalması anlamında kullanılır. Yapılacağı vaat edilen ama hayata geçirilemeyen her şey kadük olabilir: ertelenen bir yasa, uygulanmayan bir karar veya unutulan bir proje. Deyim, başlangıçta ciddiye alınan bir şeyin zamanla anlamsızlaşmasını ve geçersizleşmesini eleştirel bir tonla vurgular. Bürokratik dilin günlük konuşmaya taşınmasının güçlü bir örneğidir.
Örnek Cümleler
- Meclis tatile girince komisyondaki yasa tasarısı kadük oldu, yeni dönemde tekrar gündeme gelmesi gerekecek.
- Belediyenin park projesi bütçe yetersizliğinden kadük oldu, mahalleli büyük hayal kırıklığı yaşadı.
- Şirketin birleşme planı tarafların anlaşmazlığı yüzünden kadük oldu, müzakereler çökmüştü.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Parlamenter sistemde kadük olmak, bir yasama döneminde görüşülmeye başlanmış ancak dönem sonuna kadar sonuçlandırılamamış yasa tasarılarının otomatik olarak düşmesini ifade eder. Bu tasarıların yeniden gündeme gelmesi için yeni dönemde baştan teklif edilmesi gerekir.
Hayata geçirilemeyen projeler, uygulanmayan kararlar, gerçekleştirilemeyen vaatler ve zamanla geçerliliğini yitiren belgeler için kullanılır. Bir şeyin başlangıçta ciddiye alınmasına rağmen sonuçsuz kalması kadük olmak olarak nitelendirilir.
Kadük sözcüğü Fransızca caduc kelimesinden gelir ve düşmüş, geçersiz kalmış anlamı taşır. Osmanlı döneminde hukuk ve yönetim diline girmiş, oradan günlük Türkçeye geçmiştir. Özellikle hukuk ve siyaset terminolojisinde yerini koruyan eski ama canlı bir terimdir.