Deyim

Karaya Vurmak Ne Demek?

Anlamı

1) karaya çarpmak:
'Loşluklar içinde bana, sandalımız ikide bir karaya vuruyor gibi geliyordu.' -R. H. Karay. 2) denizdeki bir cisim kendini karaya atmak:
'Ağzımı, karaya vurmuş bir balık gibi sonuna kadar açıyorum ama soluk alamıyorum.' -A. Ümit.

Detaylı Açıklama

Karaya vurmak deyimi, iki temel anlam taşır. Birincisi bir deniz taşıtının karaya çarpması, kıyıya toslamasıdır. İkincisi ise denizdeki bir cismin kendini karaya atması, dalga veya akıntı etkisiyle kıyıya ulaşmasıdır. Denizcilik kökenli bu ifade, hem kontrollü hem kontrolsüz biçimde kıyıya temas etme durumlarını kapsar. Edebiyatta özellikle fırtına sahnelerinde ve deniz kazalarını betimlerken sıkça kullanılır. Reşat Halid Karay ve Ahmet Ümit gibi yazarların eserlerinde bu deyime rastlanır. Mecazi olarak da bir kişinin çaresiz kalıp sığınacak bir yer aramasını ya da son çare olarak bir yere yönelmesini ifade edebilir. Denizin insanı karaya zorlaması imgesi güçlü bir çağrışım yaratır ve okuyucuya dramatik bir sahne sunar.

Örnek Cümleler

  1. Fırtınada kontrolünü kaybeden tekne kayalıklara doğru sürüklenerek karaya vurdu.
  2. Yaralı balina dalgalarla sürüklenerek sahilin kum kıyısına karaya vurmuştu.
  3. Loşlukta sandalımız dalgalarla defalarca karaya vuruyormuş gibi sallanıyordu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bu deyim iki anlam taşır: birincisi bir deniz taşıtının karaya çarpması, ikincisi ise denizdeki bir cismin dalga veya akıntı etkisiyle kıyıya atılmasıdır. Her iki anlamda da kıyıya temas etme durumu söz konusudur.

Evet, karaya vurmak kıyıya çarpmayı veya kıyıya atılmayı ifade ederken karaya oturmak sığ bir yere saplanıp kalarak ilerleyememek anlamına gelir. Karaya vurmak daha ani ve şiddetli bir durumu betimler.

Deniz temalı romanlarda, fırtına sahnelerinde ve kaza betimlemelerinde sıkça rastlanır. Reşat Halid Karay ve Ahmet Ümit gibi yazarlar eserlerinde bu deyimi kullanarak okuyucuya canlı ve dramatik sahneler sunmuştur.