Anlamı
sorun, çözülememek:
'Seni bir daha görmek kıyamete mi kaldı?' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
"Kıyamete kalmak" deyimi, bir sorunun çözülememesini, bir işin bir türlü gerçekleşememesini, sonsuza dek ertelenmesini ifade eder. Halide Edib Adıvar eserlerinde "Seni bir daha görmek kıyamete mi kaldı?" diyerek bu deyimi hasret ve özlem bağlamında kullanmıştır. Genellikle soru biçiminde söylenerek yakınma veya sitem tonu taşır. Umutsuzluk, bıkkınlık ve sabırsızlık duygularını ifade eder; bir şeyin bir türlü gerçekleşmemesinin yarattığı hayal kırıklığını anlatır. Kıyamete kadar deyiminden farklı olarak bir işin ertelenip durmasını ve asla gerçekleşmeyeceği endişesini anlatan olumsuz bir ifadedir. Halide Edib Adıvar eserlerinde uzun ayrılıkların yarattığı hasreti ve kavuşmanın belirsizliğini bu deyimle aktarmıştır. Kıyamete kadar deyiminden farklı olarak ertelenme ve gerçekleşmeme endişesini taşır.
Örnek Cümleler
- Seni bir daha görmek kıyamete mi kaldı, ne zaman buluşacağız artık?
- Bu projenin bitmesi kıyamete kaldı, her gün yeni bir sorun çıkıyor.
- Borçlarımızı ödemek kıyamete mi kaldı diye yakınan esnaf çaresizlik içindeydi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Genellikle umutsuzluk, bıkkınlık, sitem veya özlem duygularını ifade eder. Bir şeyin bir türlü gerçekleşmemesinin yarattığı hayal kırıklığını ve sabırsızlığı anlatır. Soru biçiminde kullanıldığında yakınma tonu daha belirgin olur.
Evet, farklı anlamlarda kullanılır. Kıyamete kadar, çok uzun bir süre boyunca anlamında nötr veya olumlu bir ifadedir. Kıyamete kalmak ise bir işin ertelenip durmasını, asla gerçekleşmeyeceği endişesini anlatan olumsuz bir deyimdir.
Edebiyatta hasret, ayrılık ve çaresizlik temalarını işleyen metinlerde sıkça karşılaşılır. Halide Edib Adıvar'ın romanlarında uzun ayrılıkların yarattığı özlemi, kavuşmanın belirsizliğini ve umut ile umutsuzluk arasındaki gelgiti anlatmak için tercih edilmiştir.