Anlamı
1) bir şeye çok kızarak bağırıp çağırmak, feryat etmek:
'Eşin var, aşiyanın var, baharın var ki beklerdin / Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?' -M. A. Ersoy. 2) aşırı gürültülere, kargaşaya yol açmak.
Detaylı Açıklama
"Kıyametler koparmak" deyimi, iki anlamda kullanılır. Birinci anlamıyla bir şeye çok kızarak bağırıp çağırmak, feryat etmek ve ortalığı birbirine katmak demektir. İkinci anlamıyla aşırı gürültülere ve kargaşaya yol açmak anlamına gelir. Kıyamet kopmak deyiminden farklı olarak bilinçli ve kasıtlı bir eylemi ifade eder; birincisinde kargaşa kendiliğinden oluşur, ikincisinde bir kişi bilerek ortalığı karıştırır. Mehmet Akif Ersoy Safahat'ta bülbülün feryadını kıyametler koparmak imgesiyle aktarmıştır. Ağırlıklı olarak öfke ve kargaşa bağlamında kullanılsa da konser veya spor müsabakasında izleyicilerin coşkusunu anlatmak için de söylenebilir.
Örnek Cümleler
- Oğlunun kötü karnesini gören baba evde kıyametler kopardı, herkes sinirden titredi.
- Konser sırasında hayranlar kıyametler kopardı ve salon çınladı.
- Haksızlığa uğrayan kadın mahkemede kıyametler kopardı ve hakkını sonuna kadar aradı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kıyamet kopmak, olayın kendiliğinden gerçekleşmesini anlatırken, kıyametler koparmak bilinçli ve kasıtlı bir eylemi ifade eder. Birincisinde kargaşa kendiliğinden oluşur, ikincisinde bir kişi bilerek ortalığı karıştırır. Birincisi pasif, ikincisi aktif bir ifadedir.
Nadiren olumlu bağlamda kullanılır ancak coşku ve heyecan anlarında da söylenebilir. Bir konser veya spor müsabakasında izleyicilerin büyük coşku yaşaması için kıyametler kopardılar denebilir. Yine de ağırlıklı kullanımı öfke ve kargaşa bağlamındadır.
Mehmet Akif Ersoy, Safahat'ta bu deyimi doğanın şiddeti ve insan duygularının yoğunluğunu betimlemek için kullanmıştır. Bülbülün feryadını kıyamet koparmak imgesiyle aktararak hem doğanın sesini hem de içsel çalkantıyı dramatik biçimde yansıtmıştır.