Anlamı
1) bir kimse için iyi olmayan düşünceler beslemek, bunu belli edercesine bakmak:
'Tiyatroda kimse kimseye kötü gözle bakamaz.' -S. F. Abasıyanık. 2) cinsel duygu ile bakmak:
'Ben bu kambur kızdan hoşlanmışsam, onu sevmişsem neden ona kötü gözle bakmış olayım?' -O. V. Kanık.
Detaylı Açıklama
Kötü gözle bakmak deyimi iki farklı anlamda kullanılır: birincisi, birine kötü niyet beslemek, ona düşmanca ya da şüpheyle bakmak; ikincisi, birine cinsel bir duygu ya da arzu içeren bir bakış yöneltmek. Her iki anlamda da bakışın olumsuz ya da yakışıksız bir nitelik taşıması söz konusudur. Birinci anlamda toplumsal dışlama ve kötü niyet, ikinci anlamda ise ahlaki sınırları aşan cinsel bir ilgiyi ifade eder. Deyim, Türk edebiyatında da kullanım bulmuş ve çeşitli eserlerde doğrudan alıntılanmıştır. İnsanlar arası ilişkilerde bakışın nasıl bir mesaj ilettiğini çarpıcı biçimde anlatır. Bakışın taşıdığı anlam, sözsüz iletişimin en güçlü boyutlarından birini oluşturur. Kötü niyet ya da yakışıksız bir arzu, gözlere yansır ve karşı tarafı derinden etkiler.
Örnek Cümleler
- Yeni gelen komşularına kötü gözle baktığı için mahallede sevilmiyordu.
- Tiyatroda kimse kimseye kötü gözle bakamaz dedi oyun sonrasındaki söyleşide.
- O kızı kötü gözle baktığını sanmıyordu ama davranışları başka türlü anlaşılmıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci anlam toplumsal ve ahlaki bir düşmanlığı ya da kötü niyeti anlatırken ikinci anlam cinsel bir bakışı içerir. Bağlam ve tonlamayla ikisi birbirinden ayırt edilebilir; her iki kullanım da deyimin gerçek hayat metinlerindeki yansıması sayılır.
Bakış, sözsüz iletişimin en güçlü araçlarından biridir. Kötü niyet ya da yakışıksız bir arzu bakışa yansır ve karşı taraf tarafından hissedilir. Bu nedenle bakışın kötü ya da iyi niyetle yüklü olması toplumsal ilişkileri doğrudan etkiler.
S. F. Abasıyanık ve O. V. Kanık gibi önemli yazarlar eserlerinde bu deyimi doğrudan kullanmıştır. Bu kullanımlar deyimin hem günlük dildeki yaygınlığını hem de edebi değerini gösterir.