Deyim

Külah Takmak Ne Demek?

Anlamı

hile ile, oyunla kandırıp parasını almak:
'Önüme gelene külah takacaktım. Külah takacağım kimseler de mutlaka benim gibi olanlardı.' -Halikarnas Balıkçısı.

Detaylı Açıklama

Külah takmak deyimi, birisini hile ile, oyunla kandırarak parasını ya da değerli bir şeyini almak anlamında kullanılır. 'Külah takmak' ifadesi, kandırılan kişiye sanki değerli bir şey sunuluyormuş gibi yapılıp aslında zararlı ya da değersiz bir işlemin gerçekleştirilmesini ima eder. Halikarnas Balıkçısı'nın anlatımında bu deyim kendi dürüst olmayan niyetini itirafla birlikte kullanılmıştır. Halk dilinde aldatma ve dolandırma anlamında yaygın biçimde kullanılan bu ifade, güven ilişkilerindeki suistimali keskin bir dille eleştirir. Güveni suistimal etmek hem bireysel hem toplumsal ilişkilerde derin yaralar açar. Güveni suistimal etmek hem bireysel hem toplumsal ilişkilerde derin yaralar açar; bu yüzden toplumlar dolandırıcılığa karşı hukuki ve ahlaki önlemler almıştır.

Örnek Cümleler

  1. Sahte altın satan adamlar köylülere külah takmışlardı; dolandırıcılar sonunda yakalandı.
  2. O kadar tecrübeli biri olduğu hâlde nasıl külah taktırdı kendine, herkes hayrete düştü.
  3. Önüne gelene külah takacaktı; ama sonunda bu pervasız tutum başına büyük iş açtı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

'Külah' tarihsel olarak başa giyilen ve statü bildiren bir başlıktır. Birinin başına külah takmak, o kişiyi isteksiz ya da farkında olmadan belli bir konuma sokmak ya da onu kandırmak anlamına gelir. Bu mecaz, aldatmanın simgesel dilinde güçlü bir yer edinmiştir. Tarihsel olarak pazaryerlerinde dolandırıcılıkla ilişkilendirilmiştir.

Ticari dolandırıcılık, sahte ürün satışı, gerçeği gizleyerek birisini zarara uğratmak gibi durumlarda kullanılır. Hem resmi hem de gayri resmi ortamlarda bu deyime başvurulur. Özellikle güvenilen birinin çıkarcı davranışları söz konusu olduğunda eleştirel bir ton taşır.

'Külah takmak' kandırmak ve birisine zarar vermek anlamındayken 'külah kapmak' hileyle bir makamı ya da fırsatı ele geçirmek demektir. İlkinde mağdur olan karşı taraftır; ikincisinde ise kullanan taraf bir çıkar elde etmektedir. Her iki deyim de etik dışı bir davranışı tanımlar ama farklı eylem odaklarına sahiptir.