Deyim

Kulunç Girmek Ne Demek?

Anlamı

bir organda veya vücut bölgesinde birdenbire veya şiddetli sancı oluşmak, tutulmak:
'Ayağıma fena kulunç girdi diye topallayarak onları takip etti.' -B. Felek.

Detaylı Açıklama

Kulunç girmek deyimi, bir organda ya da vücudun belirli bir bölgesinde birdenbire ortaya çıkan veya şiddetli bir sancı oluşması, o bölgenin tutulması anlamına gelir. Kulunç, Türkçede ani kasılma ve şiddetli ağrıyı ifade eden eski ve özgün bir sözcüktür. Bedrî Rahmi Eyüboğlu ve Burhan Felek'in eserlerinde de geçen bu ifade, Türk edebiyatına yansımış köklü bir deyimdir. Ani hareket, soğuk ya da yanlış bir pozisyon sonucunda ortaya çıkan kas sancısını, özellikle bel, boyun ve bacak ağrılarını anlatan bu deyim, Türkçenin tıbbi olmayan ama son derece etkili bedensel ağrı anlatımlarından birini sunar. Günlük hayatta ani ağrı ve tutulma durumlarını anlatmak için sıkça tercih edilen bu ifade, dilin halk tıbbını nasıl yansıttığını açıkça ortaya koyar.

Örnek Cümleler

  1. Soğukta saatlerce hareketsiz bekleyince sağ bacağına şiddetli bir kulunç girdi.
  2. İş yerinde ağır yük kaldırdıktan sonra beline kulunç girdi ve bir türlü doğrulamadı.
  3. Ani ve sert bir hareketle boynuna kulunç girdi ve tüm gün boyunca rahatsız oldu.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir organda ya da vücut bölgesinde birdenbire ve şiddetli biçimde ortaya çıkan sancı, kas tutulması veya ağrı oluşması anlamına gelir. Ani hareket, soğuk ya da aşırı zorlanma sonucunda gelişen kas ağrısı ve tutulmasını ifade eden güçlü bir halk dili ifadesidir.

Kulunç, Türkçede ani ve şiddetli kas sancısı ya da tutulmasını ifade eden eski ve özgün bir sözcüktür. Özellikle bel, boyun, bacak ve omuz gibi bölgelerdeki ani ağrılar için kullanılır. Tıbbi terimler yaygınlaşmadan önce halk dilinde bu tür ağrılar için kullanılan temel ifadeydi.

Soğuğa maruz kalma, aşırı fiziksel efor, ani hareket ya da yanlış pozisyon gibi durumlar sonucunda ortaya çıkan kas tutulması ve ağrısını anlatmak için kullanılır. Bedensel acıyı günlük ve etkileyici bir biçimde aktaran bu deyim, halk tıbbının dile yansımasıdır.