Anlamı
1) katlanması zor bir biçimde:
'Gurbet acısı kurşun gibi içine çökmüştü şimdi.' -H. Taner. 2) sıkıntı veren; 3) çok ağır.
Detaylı Açıklama
Kurşun gibi deyimi, kurşun metalinin ağırlığı ve soğukluğunu temel alarak üç ayrı anlam kazanmıştır. İlk anlamıyla katlanılması güç bir biçimde ruha ya da bedene çöken bir yükü anlatır; üzüntü, gurbet acısı veya derin bir hüznü tanımlamak için kullanılır. İkinci anlamıyla insanı bunaltan, sıkıntı veren ağır bir durumu ya da ortamı betimler. Üçüncü anlamıyla ise fiziksel ağırlık bakımından son derece ağır olan nesneleri ya da bedensel hisleri ifade eder. Tüm bu anlamlarda temel imgelem, kurşunun fiziksel ağırlığına ve yoğunluğuna dayanan bir benzetmedir. Haldun Taner ve diğer önemli Türk yazarlar bu deyimi özellikle derin duygusal durumları aktarırken işlevsel bir araç olarak kullanmıştır.
Örnek Cümleler
- Kötü haber geldiğinde o üzüntü kurşun gibi yüreğine çöktü ve nefes alamaz oldu.
- Gün boyu süren yorgunluk vücuduma kurşun gibi yapışmıştı, bir adım bile atamıyordum.
- O gün havanın kurşun gibi bastıran ağırlığı bütün kasabayı bunaltmıştı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kurşun gibi deyimi üç temel anlamda kullanılır: ağır bir manevi yük ya da acıyı anlatmak için, sıkıntı veren bunaltıcı bir durumu betimlemek için ve fiziksel açıdan çok ağır olan şeyleri nitelendirmek için. Her üç kullanımın ortak noktası kurşunun bilinen fiziksel ağırlığı ve yoğunluğudur.
Gurbet, ayrılık, hüzün, umutsuzluk ve derin bir yorgunluk hissi gibi duygusal yüklerin aktarılmasında kurşun gibi deyimine sıkça başvurulur. Kişinin içine çöken bir acı ya da kaygıyı fiziksel bir ağırlık imgesiyle somutlaştırmak bu deyimi özellikle edebi metinlerde çok işlevli kılar.
Kurşun hem son derece ağır hem de koyu, donuk renkli bir metaldir. Bu özellikleri onu hem fiziksel hem de duygusal ağırlığı simgelemek için biçilmiş kaftan yapar. Altın ya da demir gibi diğer metaller bu anlamda kurşunun taşıdığı olumsuzu ve ağırlığı aynı güçte çağrıştırmaz.