Deyim

Mercimeği Fırına Vermek Ne Demek?

Anlamı

tkz. kadınla erkek gizlice aşk ilişkisi kurmak.

Detaylı Açıklama

Mercimeği fırına vermek, kadınla erkeğin gizlice aşk ilişkisi kurması anlamına gelen teklifsiz bir deyimdir. Deyim, ekmek veya yemek yapma bahanesiyle fırına gidip orada buluşmayı ifade eden mecazi bir anlatımdır. Eski Anadolu'da evlerde fırın olmadığından kadınlar hamur veya yemeklerini mahalle fırınına götürürdü. Bu fırın yolculukları ev dışına çıkmanın meşru bahanesi olarak görülürdü ve bazen gizli buluşmalara vesile olurdu. Deyim, toplumsal normların katı olduğu dönemlerde gizli ilişkilerin halk dilindeki ifadesiydi. Günümüzde kullanımı azalmış olsa da teklifsiz ve esprili bir dille gizli ilişkileri anlatmak için bilinir ve edebiyatta özellikle dönem romanlarında sıkça karşılaşılır. Bu deyim, doğrudan söylenmesi mahcubiyet yaratacak bir durumu zarif bir örtmece ile ifade etmenin halk dilindeki başarılı örneklerinden biridir.

Mercimeği Fırına Vermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Komşular fısıldaşıyor, galiba o ikisi çoktan mercimeği fırına vermiş, herkes konuşuyor.
  2. Mahalleli çoktan anlamıştı, mercimeği fırına verdiklerini gören görmüş, herkes konuşuyordu artık.
  3. Eskiden mercimeği fırına verenler büyük risk alırdı, dedikodu çarkı hemen dönmeye başlardı.

Kökeni ve Hikayesi

Eski Anadolu'da evlerde fırın olmadığından kadınlar yemeklerini mahalle fırınına götürürdü. Bu fırın yolculuğu ev dışına çıkmak için kabul görmüş bir bahaneydi. Gizli buluşmalar da bu bahaneyle gerçekleştirilirdi. Mercimek, sık pişirilen bir yemek olduğundan fırına sık gitmeyi açıklayan doğal bir gerekçeydi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Eski Anadolu'da evlerde fırın bulunmazdı; kadınlar yemek ve ekmek pişirmek için mahalle fırınına giderdi. Bu fırın yolculuğu, ev dışına çıkmak için meşru bir bahaneydi. Mercimek ise hızlı pişen, sık hazırlanan bir yemek olduğundan sık sık fırına gitmeyi gerektirirdi. Bu durum gizli buluşmalara kılıf olarak kullanılırdı.

Günlük konuşmada artık nadiren kullanılır çünkü hem mahalle fırını geleneği hem de toplumsal koşullar büyük ölçüde değişmiştir. Ancak edebiyatta, tarihi romanlarda ve eski Anadolu hayatını anlatan eserlerde hâlâ karşılaşılır. Yaşlı kuşak arasında da bilinir ve kullanılır.

Argo veya küfür içermez ancak teklifsiz ve mahrem bir konuya değinir. Resmi ortamlarda kullanılması uygun değildir. Samimi sohbetlerde, esprili anlatımlarda ve edebiyatta kullanılabilir. Deyimin kendisi zarif bir örtmece niteliğindedir; doğrudan söylemek yerine mecazi bir anlatım tercih edilmiştir.