Deyim

Meydana Vurmak Ne Demek?

Anlamı

belli etmek, ortaya çıkarmak:
'Beşikten beri ruhlarına akıtılan düşmanlığı meydana vurmak için tam fırsatı bulmuşlardı.' -Ö. Seyfettin.

Detaylı Açıklama

Meydana vurmak, gizli kalan bir şeyi belli etmek, ortaya çıkarmak, açığa vurmak anlamına gelen bir deyimdir. Kişi bir gerçeği, bir niyeti veya bir duyguyu meydana vurduğunda, onu gizlilikten çıkarıp herkesin bilgi edinebileceği bir duruma getirir. Deyim, genellikle bilinçli bir açığa çıkarma eylemini ifade eder; kişi kasıtlı olarak gizli kalan bir şeyi ortaya koyar. Düşmanlığın, kinin, sevginin, niyetin veya bir sırrın açıkça gösterilmesi meydana vurmak olarak tanımlanır. Edebiyatta ve eski Türkçede sıkça geçen bu deyim, günlük dilde 'açığa vurmak' ile eş anlamlı olarak kullanılır. Yıllarca gizlenen duyguların veya niyetlerin açığa çıkması bu deyimle etkili biçimde anlatılır. Özellikle edebiyatta karakterlerin iç dünyasının dışa yansıması anlarında etkili biçimde kullanılan bu deyim duyguların açığa çıkışını anlatır.

Meydana Vurmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Beşikten beri ruhlarına akıtılan düşmanlığı meydana vurmak için tam fırsatı bulmuşlardı.
  2. Yıllardır içinde biriktirdiği öfkeyi sonunda dayanamayıp herkesin önünde meydana vurdu.
  3. Duygularını meydana vurmaktan hiç çekinmezdi, ne hissederse açıkça söyler ve gösterirdi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Evet, ikisi de gizli kalan bir şeyi ortaya çıkarmak anlamında eş anlamlıdır. 'Açığa vurmak' daha güncel ve yaygın bir kullanıma sahip iken 'meydana vurmak' daha eski ve edebî bir ifadedir. İkisi de bilinçli bir açıklama eylemini anlatır.

Her iki bağlamda da kullanılabilir. Bir yolsuzluğu meydana vurmak olumlu, birinin sırrını izinsiz meydana vurmak olumsuzdur. Deyim, açığa çıkarılan şeyin niteliğine ve niyete göre olumlu veya olumsuz ton kazanır.

Düşmanlık, kin, sevgi, nefret, sevinç, korku gibi uzun süre bastırılmış duyguların açıkça gösterilmesi ve gizli kalan niyetlerin, planların, sırların ortaya çıkarılması için kullanılır. Hem bireysel hem toplumsal düzeyde geçerlidir.