Anlamı
kuşatılmak:
'Avluda neden bir köşede muhasara altına alındığımı o vakit anlamıştım.' -Y. K. Karaosmanoğlu.
Detaylı Açıklama
Muhasara altına almak, bir yeri veya kişiyi kuşatmak, çevrelemek ve dışarıyla bağlantısını kesmek anlamına gelen bir deyimdir. Muhasara, Arapça kökenli olup kuşatma anlamına gelir. Askerî terminolojide bir kaleyi, şehri veya mevziyi çevreden sararak teslim olmaya zorlamak muhasara altına almaktır. Mecazi olarak ise birini sıkıştırmak, çevrelemek, hareket alanını daraltmak veya sorularla köşeye sıkıştırmak anlamında da kullanılır. Deyim, hem fiziksel hem psikolojik kuşatmayı ifade eder ve güçlü bir baskı imgesi taşır. Tarihî, askerî ve günlük dilde sıkça kullanılan köklü bir ifadedir. Tarihî savaşlardan modern diplomatik gerginliklere kadar geniş bir alanda baskı ve kuşatma durumlarını güçlü bir imgeyle anlatan köklü bir ifadedir. Bu ifade Türk kültüründe köklü bir yere sahip olup günlük dilde yaygın biçimde kullanılmaya devam etmektedir.
Muhasara Altına Almak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Avluda neden bir köşede muhasara altına alındığımı o vakit çok sonra anlamıştım.
- Düşman ordusu şehri dört bir yandan muhasara altına aldı, ikmal yolları kesildi.
- Gazeteciler bakanı sorularla muhasara altına aldı, bakan zor anlar yaşadı.
Kökeni ve Hikayesi
Arapça 'hasara' (kuşatmak, çevrelemek) kökünden gelen 'muhâsara', bir yeri çepeçevre sarma ve dışarıyla bağlantısını kesme anlamına gelir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kuşatma altındaki hedefin çevresi tamamen sarılır, ikmal yolları kesilir, dışarıyla iletişimi engellenir ve teslim olması beklenir. Tarihte İstanbul'un fethi, Viyana kuşatmaları ve Çanakkale Savaşı önemli muhasara örnekleridir. Modern savaşta da kuşatma stratejileri uygulanmaktadır.
Bir kişiyi sorularla, isteklerle veya baskılarla sıkıştırmak anlamında kullanılır. Gazetecilerin bir politikacıyı sorularla kuşatması, alacaklıların bir borçluyu sıkıştırması veya bir grubun bir kişiyi çevresi anlamında muhasara altına alınması bu kullanıma örnektir.
Anlamca aynıdır; 'muhasara' Arapça kökenli eski, 'kuşatma' öz Türkçe yeni karşılıktır. Modern Türkçede 'kuşatma' daha yaygın kullanılırken 'muhasara' tarihî metinlerde ve edebiyatta tercih edilir. İkisi de aynı askerî eylemi ifade eder.