Deyim

Nârına (nâra) Yanmak Ne Demek?

Anlamı

ateşine yanmak:
'Bizim çocukluğumuz, söğüt ağacından düdük yontmakla geçerken bir gün ele avuca sığmayan bir arkadaşın nârına yandık.' -B. R. Eyuboğlu.

Detaylı Açıklama

Nârına yanmak deyimi, başkasının yaşadığı sıkıntının, hatasının ya da öfkesinin doğrudan zararını çekmek, bir başkasının yaktığı ateşin kendi etrafımıza sıçramasıyla yanmak anlamında kullanılır. İmgedeki nâr ateş, alev anlamı taşır; yanmak fiili ise bu ateşten doğrudan etkilenmeyi ifade eder. Konuşmacı bu deyimle başkasının yarattığı bir olaydan kendinin de bedel ödediğini, hatta bazen asıl sorumlu olmadığı halde sonuçlarına ortak olduğunu anlatır. Halk dilinde sıkça karşımıza çıkan bu kalıp, sosyal ilişkilerin yıkıcı zincirleme etkisini özlü biçimde özetler. Edebi metinlerde de bir karakterin başkalarının seçimleri yüzünden zor durumda kaldığı sahnelerde sıkça başvurulan zarif bir anlatım aracıdır. Bu çarpıcı imge halk dilinin sosyal ilişkilerdeki haksız yansımaları yakalayan zarif ve etkili anlatım yeteneğinin tipik bir örneğidir.

Nârına (nâra) Yanmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Bizim çocukluğumuz söğüt ağacından düdük yontmakla geçerken bir gün ele avuca sığmayan bir arkadaşın nârına yandık.
  2. Komşunun aile içi kavgalarına karışmadığımız hâlde gürültüden biz uyuyamayıp onların nârına yandık.
  3. Yöneticilerin yanlış kararları yüzünden alt kademedeki çalışanlar uzun zamandır o ofisin nârına yanıyor.

Kökeni ve Hikayesi

Arapça nâr ateş, alev anlamı taşır. Türkçe yanmak fiili ise ateşten doğrudan etkilenmeyi ifade eder. İki kelimenin birleşimi başkasının ateşinin kendine sıçramasını imleyen güçlü bir halk kalıbı oluşturmuştur.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Aile içinde başka birinin yaptığı hata yüzünden bedel ödeme, iş yerinde yönetim hatalarının çalışana yansıması, mahallede bir komşunun davranışlarının diğerlerini etkilemesi, dostluk ilişkilerinde birinin hatasının ortak gruba zarar vermesi gibi durumlarda doğal duyulur. Halk dili sosyal yaşamın bu zincirleme etkisini güçlü bir imgeyle özetler. Sözün etkisi olayın sorumluluk dağılımındaki haksızlığı vurgular.

Nâr kelimesi Türkçede ateş, alev anlamlarıyla pek çok deyimde yaşamaya devam eder. Nâra atmak, nâra basmak, nârına yanmak, nârını söndürmek gibi ifadeler bu kapsama girer. Tümünde ateşin yıkıcı ve sıcak gücü ön plandadır. Halk dili Arapça kökenli bu kelimeyi gündelik söz dağarcığına eklemiş ve dilin imge yelpazesini genişletmiştir. Nâr kelimesi modern Türkçede sözcük olarak az kullanılsa da deyimlerde varlığını sürdürür.

Aile dramaları, savaş romanları, iş yeri çatışmaları, mahalle kavgaları ve göç hikâyeleri gibi bireyin başkalarının kararlarından etkilendiği sahnelerde bu deyim sıkça yer alır. Bedri Rahmi Eyuboğlu ve Yaşar Kemal gibi yazarlar köy ve mahalle hayatını anlatırken bu deyime başvurur. Sözün gücü, mağduriyet duygusunu özetle ve etkili biçimde okura aktarır; karakterin durumuna empati uyandırır.