Anlamı
boş bir inanışa göre, rahatsızlığı, illeti geçirmek için okuyup üflemek:
'Ahalinin büyük bir kayıtsızlıkla 'çiçek' ismini verdiği frengiye nefes eder, tütsü yapardı.' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
Nefes etmek, halk inancına göre bir hastalığı veya rahatsızlığı geçirmek amacıyla dua okuyup üflemek anlamına gelen bir deyimdir. Halk hekimliğinde yaygın olan bu uygulama, belirli duaların veya ayetlerin okunarak hastanın üzerine üflenmesinden oluşur. Reşat Hakkı Karay'ın "Frengiye nefes eder, tütsü yapardı" cümlesi, bu uygulamanın ciddi hastalıklara bile başvurulduğunu ironik biçimde gösterir. Modern tıbbın yaygınlaşmasından önce Anadolu'da hastalıkların tedavisinde en çok başvurulan yöntemlerden biriydi. Günümüzde bilimsel geçerliliği olmamakla birlikte kırsal kesimlerde ve geleneksel yaşamın sürdüğü yerlerde hâlâ uygulanmaktadır. Deyim, hem bu geleneği tanımlamak hem de bazen alaycı bir tonla modern tıp yerine geleneksel yöntemlere başvurulmasını eleştirmek için kullanılır. Anadolu halk kültürünün tıbbi geleneklerinin dilsel yansımasıdır.
Nefes Etmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Köydeki yaşlı kadın hastalananlara nefes eder, çevre köylerden bile herkes ona gelirdi.
- Doktora gitmek yerine hocaya nefes ettirmeye gitmişler, hastalık ilerleyinceye kadar beklemişler.
- Eski Anadolu zamanlarında çocuk hastalanınca ilk yapılan iş ona nefes ettirmekti.
Kökeni ve Hikayesi
İslam öncesi Türk şaman geleneğinde hastalıkların ruhani güçlerle tedavi edilmesi yaygındı. İslamiyet'in kabulüyle bu gelenek dönüştürülmüş ve dua okuyup üfleme biçimini almıştır. Kur'an'da "felak" ve "nâs" surelerinin koruyucu olarak okunması geleneği, halk arasında genişleyerek her türlü hastalığa uygulanır hâle gelmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Geleneksel uygulamada dua bilen bir kişi (hoca, imam veya yaşlı kadın) belirli duaları veya Kur'an ayetlerini okur ve hastanın üzerine üfler. Bazen suya okunup içirilir, bazen de muskalara yazılır. Bu uygulama İslam'ın resmi öğretisiyle tam örtüşmese de halk arasında yüzyıllardır yaygın biçimde uygulanmaktadır.
Bilimsel olarak geçerliliği kanıtlanmamıştır. Plasebo etkisi veya psikolojik rahatlama yaratabilir ancak gerçek bir tıbbi tedavi sağlamaz. Modern tıp, ciddi hastalıklarda geleneksel yöntemlere başvurulmasını tehlikeli bulur çünkü tedavi gecikmesine yol açabilir. Türk Tabipleri Birliği bu tür uygulamaları tıbbi tedavinin yerini almaması konusunda uyarır.
Reşat Hakkı Karay, Yakup Kadri ve Yaşar Kemal'in eserlerinde Anadolu'nun geleneksel tedavi yöntemleri hem betimleyici hem eleştirel bir bakışla işlenir. Bu yazarlar nefes etme uygulamasını toplumsal geriliğin ve modern tıbba erişim eksikliğinin bir göstergesi olarak sunar. Mizahi bağlamda da Aziz Nesin'in eserlerinde alaya alınır.