Deyim

Neşesi Kaçmak Ne Demek?

Anlamı

sevinci azalmak, kederlenmek:
'O günden sonra Canan'ın uzun müddet neşesi kaçtı.' -P. Safa.

Detaylı Açıklama

Neşesi kaçmak deyimi, daha önce sevinçli, neşeli ve canlı olan bir kişinin ya da topluluğun sevincinin bir anda azalmasını, kederli, mahzun veya kırgın bir hale geçmesini anlatır. Genellikle dışarıdan gelen bir haber, bir söz, bir hatırlama ya da küçük bir aksilik bu duygu değişimini tetikler. Düğün, eğlence, doğum günü, piknik gibi neşe dolu sahnelerin ortasında konuğun yüzünün asılması bu deyimle anlatılır. Yapılış bakımından kaçmak fiili neşenin kalıcı bir varlık olmadığını, hassasiyetle korunması gereken bir konuk olduğunu sezdirir. Halk söyleyişinde sıkça duyulur; psikolojik bir değişimi en kısa cümlede özetleyen güçlü bir anlatım aracıdır. Edebiyatta karakter tasvirinde başvurulur. Deyim, Türk halk diline psikolojik duyarlılığın küçük bir aynası olarak yerleşmiş ve nesiller boyu iç değişimleri sezdiren güvenilir bir araç olmuştur.

Neşesi Kaçmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Düğün sabahı erkenden gelen kötü haberle gelinin neşesi bir anda kaçtı.
  2. Toplantıda haksız bir eleştiri duyunca masadakilerin neşesi bir anda kaçıverdi.
  3. Pikniğin ortasında ansızın yağmur başlayınca koşturup oynayan çocukların neşesi bir anda kaçıverdi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Daha çok ani ve dışsal bir uyarana bağlı duygu düşüşünü tarif eder. Sevinçli bir ortamda yaşanan beklenmedik bir kırılma anlatımı buna örnektir. Hüzün, kırgınlık, hayal kırıklığı veya endişe gibi farklı tonlar bu deyimle anlatılabilir. Ortak nokta sevincin önceki yoğun haline göre belirgin biçimde azalmasıdır. Anlık ve sıkıntılı bir değişimi tek hamlede özetler.

Yüzü asılmak daha çok dışsal mimik değişikliğine odaklanır; gözlemlenen yüz ifadesini öne çıkarır. Neşesi kaçmak ise iç duyguya odaklanır; kişinin içindeki sevincin gerçekten azaldığını anlatır. Bu yüzden iki deyim sıkça birlikte kullanılır; yüzün asılması neşenin kaçtığını dışa yansıtan görünür kanıttır. İlki dış, ikincisi iç katmandır.

Düğün, doğum günü, bayram ziyareti, kutlama yemeği gibi sevinçli sahnelerin ortasında yaşanan ani bir gerilim anında sıkça kullanılır. Yazar, bu deyimle olay akışının yönünü değiştirir ve karakterin iç dünyasını okura çabuk hissettirir. Reşat Nuri ve Peyami Safa metinlerinde bu kullanım belirgindir; sıcak bir sahnenin birden hüzne dönmesini bu deyimle anlatırlar.