Anlamı
oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp ayrı bir kovana gitmek:
'Sivrisinekler çevresinde oğul vermeye başlamışlardı.' -O. Kemal.
Detaylı Açıklama
Oğul vermek arıcılıktan gelen teknik bir terimdir; baharın geç günlerinde kovanın kalabalıklaşması üzerine arıların bir bölüğünün eski kraliçeyle birlikte kovanı terk edip yeni yuva aramaya çıkmasını anlatır. Anadolu arıcılığında oğul mevsimi nisan sonu mayıs başına denk gelir; arıcı bu sürede uyanık olmalı, oğul veren arıları yakalayıp yeni bir kovana yerleştirmelidir. Doğal bir bölünme ve çoğalma sürecidir; tek kovan iki kovana, iki kovan dörde dönüşür. Orhan Kemal'in sivrisinekler çevresinde oğul vermeye başlamışlardı cümlesi ise terimin edebiyatta nasıl genişlediğini gösterir; arının kalabalık bölünme sahnesi, sürü halinde uçuşan herhangi bir böcek için de mecazi olarak kullanılabilir. Modern arıcılıkta oğul kapanı yöntemiyle bu sürü çabuk yakalanır.
Oğul Vermek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Arıcı dedem nisan sonunda kovanların başında nöbet tutar, oğul verme zamanı yaklaştığı için bir sürüyü bile kaçırmak istemezdi sabaha kadar.
- Şirketin İstanbul merkezi büyüdükçe Ankara'da yeni bir şube açtık, mecazi anlamda bir oğul verme süreciydi bizim için yeni döneme adım atışımızdı.
- Bahar geldiğinde köyün arılığı oğul vermeye başladı; ağaçların altına salkım salkım toplanan arılar arıcıyı kovanlarına geri çağırıyordu uzaktan.
Kökeni ve Hikayesi
Türk arıcılık kültüründen gelir. Arı kovanlarının doğal olarak bölünüp yeni kovanlar oluşturması arıcılık geleneğinin gözleminden kaynaklanan bir ifadedir kalıcı biçimde halk dilinde uzun süredir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kovan kalabalıklaştığında işçi arılar yeni bir kraliçe yetiştirir; eski kraliçe ise işçilerin yarısıyla birlikte kovanı terk eder. Bu sürü genellikle yakındaki bir ağaca toplanır ve yeni yuvayı arayan keşif arılarını bekler. Arıcı bu kritik anda araya girip sürüyü hazır kovana yerleştirir; aksi halde sürü ormana kaçar ve kayıp olur.
Anadolu'da genellikle nisan sonu ile mayıs ortasıdır; iklimi sıcak yörelerde mart sonu, yüksek yaylalarda haziran başına kadar uzayabilir. Arıcılar bu dönemde uykularını çalar; sürü her an çıkabileceği için kovanların başında nöbet tutulur. Bal verimi de büyük ölçüde bu süreci iyi yönetmeye bağlıdır.
Edebiyatta sürü halinde uçuşan sinekler, böcekler, hatta kalabalıklaşmış insan toplulukları için kullanılır. İş dünyasında ise bir merkezden çıkıp yeni şubeler açan firmalar, anaokulundan ilkokula geçen sınıflar gibi kollar veren her büyüme süreci oğul verme olarak adlandırılabilir. Doğanın çoğalma yolundan iş yaşamına geçen güzel bir benzetmedir.