Anlamı
1) geniş bir yeri yetersiz bir şeyle ısıtmaya çalışmak; 2) önemli bir iş için yetersiz imkânlardan yararlanmaya çalışmak.
Detaylı Açıklama
Ok meydanında buhurdan yakmak, geniş ve büyük bir alanı yetersiz ya da uygunsuz bir araçla ısıtmaya, aydınlatmaya veya etkilemeye çalışmayı anlatan eski bir deyimdir. Mecazi olarak büyük bir iş için yetersiz imkânlardan yararlanmaya çalışmak anlamı taşır. Ok meydanı eskiden ok atışlarının yapıldığı geniş alanlardır; buhurdan ise küçük tütsü kabıdır. Bu ikisinin birlikte kullanılması iş ile araç arasındaki orantısızlığı çarpıcı biçimde gözler önüne serer. Halk dilinde sıkça duyulmasa da edebi metinlerde anlatımı süslemek için tercih edilir. Türkçenin tarihsel mekan ve nesne adlarını birleştiren zengin deyimleri arasında yer alır ve mütevazi imkanlarla büyük işlere girişmenin nafileliğini güzel bir biçimde ifade eder. Söz konusu durumdaki kişiye sitemkâr bir uyarı niteliği taşır.
Ok Meydanında Buhurdan Yakmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Bu büyük şirkete bir tek danışmanla destek vermeye çalışmak adeta ok meydanında buhurdan yakmaya benzer.
- Köyün tamamını tek bir öğretmenle eğitime kavuşturmak ok meydanında buhurdan yakmaktan farklı sayılmaz mı?
- Bütçesi olmayan bir filmle dünya pazarına açılma çabası, ok meydanında buhurdan yakmaktan başka şey değildir.
Kökeni ve Hikayesi
Eski Osmanlı dönemine ait deyimlerden biridir. Ok meydanları geniş atış alanlarını, buhurdan ise küçük tütsü kabını ifade eder. İki imgenin yan yana getirilmesi orantısız çabayı çarpıcı biçimde anlatmıştır.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Halk dilinin eski örneklerinde tarihsel mekan ve nesne adları sıkça kullanılır. Bu deyimde de geniş alan olan ok meydanı ile küçük tütsü kabı olan buhurdan, orantısızlığı çarpıcı biçimde anlatmak üzere yan yana getirilmiştir. Görsel imgenin gücü, sözün uzunluğunu telafi eder ve mesajı kolayca aktarır.
Yetersiz kaynaklarla çok büyük bir hedefe ulaşmaya çalışılan durumlarda söylenmesi en uygundur. İş hayatında, sanat projelerinde, sosyal girişimlerde ve eğitim alanında mütevazi imkanlarla büyük hedef belirlendiğinde bu deyim hem uyarı hem de gerçekçi bir değerlendirme amacıyla anlatıma yerleşir.
Genellikle olumlu çağrışım taşımaz çünkü orantısızlığı ve yetersizliği vurgular. Ancak bazen küçük imkanlarla bile büyük işlere kalkışmanın cesaretini ifade etmek için yumuşak bir tonla da söylenebilir. Bu durumda deyimin sitemkâr yanı azalır, takdir karışımı bir bakış öne çıkar.