Deyim

Öksürük Tutmak Ne Demek?

Anlamı

sürekli ve şiddetli öksürmek.

Detaylı Açıklama

Öksürük tutmak deyimi, kişinin iradesiyle başlatamadığı ve durduramadığı, peş peşe gelen öksürük krizini anlatır halk dilinde. Tutmak fiili burada hastalığın insanı yakalayışını işaret eder; öznesi öksürük, nesnesi insandır. Halk dili pek çok hastalığı bu kalıpla anlatır: nezle tuttu, grip tuttu, sıtma tuttu gibi. Tuttu sözcüğü her seferinde dışarıdan gelen bir gücün insanı zapt ettiğini söyler. Soğuk geceden sonra bütün geceyi uyumadan geçiren çocuk, kuru tozlu inşaat yerinde çalışmış ustanın eve dönüşü, sigara dumanı odasına dolu olan büyükannenin sabaha karşı krizleri, alerjenin bahar mevsiminde tetiklediği yapışkan öksürük, bronşit dönemindeki yaşlının uykusuz geceleri bu kalıbın klasik sahneleridir gerçekten. Söyleyenin tonu çoğunlukla endişelidir.

Öksürük Tutmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Soğuk geceden sonra çocuğu öksürük tuttu, bütün gece yatağında oturup nefesini düzene sokmaya çalıştı, sabah doktora götürdüler hemen erken saatte.
  2. İnşaatta toz içinde çalışan ustayı akşam eve geldiğinde öksürük tuttu, çay kaynatıldı bal limonla içildi, ama krizler bir türlü dinmek bilmiyordu uzunca.
  3. Sigara dumanı dolu otobüste yolculuk yapan büyükanneyi gece öksürük tuttu, torunu uyandı, ona yatağa oturup su getirdi, sırtını okşadı sabaha kadar.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Tutmak Türkçede bir gücün veya halin kişiyi yakalayıp bırakmadığını anlatır; sıtma tuttu, grip tuttu, sancı tuttu, hıçkırık tuttu gibi. Bu yapıda hastalık özne konumundadır, insan ise hastalığın etkisi altındadır. Halk dili böylece hastalığın istenmediği halde gelip kişiyi sarmasını dilsel olarak gösterir; insanın çaresiz tarafına vurgu yapar gerçekten oldukça ifadeli.

Soğuk algınlığı, bronşit, astım nöbeti, alerjik reaksiyon, sigara dumanına maruz kalma, tozlu ortamda uzun süre çalışma, boğaza kaçan yiyecek gibi geniş bir sebep yelpazesinden doğan tekrarlayıcı öksürük krizlerini anlatır. Halk dili tıbbi ayrıntıya girmez; tek bir kalıpla bütün öksürük tablolarını özetler. Sözün gücü bu kapsayıcılıktan gelir.

Eski Anadolu evlerinde öksürük tutan kişiye bal limon karışımı, ihlamur kaynatması, kekik suyu, sıcak tuzlu çorba, ovma merhem gibi geleneksel tedaviler uygulanırdı. Anneanneler torunlarına aktarırken öksürüğü tuttu mu hemen şunu yap derdi. Halk dili bu pratik aktarımda kalıbı bir tarif anahtarı gibi kullanır; günlük dile yerleşmesinin başlıca sebebi de budur.