Anlamı
şu iş şöyle olsa, bu iş böyle olsa diyerek istediğimiz sonuca varamayız, elde etmek istediğimiz sonucu istekle değil çalışmakla gerçekleştirmeliyiz.
Detaylı Açıklama
Olsayı bulsaya vermişler, hiç doğmuş atasözü, hayal kuran iki kişinin evliliğinden hiç adlı bir çocuğun doğduğunu söyleyen mizahi bir alegori kurar. Olsa ve bulsa istek bildiren fiil çekimleridir; halk dili bunları kişileştirip evlendirir. Bu evlilikten bir çocuk doğar; adı hiçtir. Yani hayal ile dilek bir araya gelirse sonuç hiçliktir. Atasözünün gücü bu somut hikayeleştirmesinde saklıdır; soyut bir hayalcilik eleştirisi yerine sevimli bir mecaz sahnesi sunar. Olsa ile bulsayı ekmişler atasözüne çok yakındır ama bu versiyon doğum metaforuna kayar. Halk dili çocuk büyütme imgesini öğüt vermede sıkça kullanır; gencin önündeki en somut hayat hedefi de bir aile kurmaktır çoğunlukla. Sözün asıl amacı çalışmaya yönelmektir.
Olsayı Bulsaya Vermişler, Hiç Doğmuş Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Atalarımızdan biri olsayı bulsaya vermişler hiç doğmuş der, demek ki sadece istemekle hiçbir sonuca varılamıyor, planı bir an önce yapmamız gerekiyor.
- Köyün yaşlıları gençlere hep olsayı bulsaya vermişler hiç doğmuş diyerek atalarımızın bu sevimli alegorisi üzerinden çalışmanın değerini anlatırlardı sürekli.
- Olsam diye düşünmek yerine ilk adımı atmaya başla, olsayı bulsaya vermişler hiç doğmuş demişler atalarımız, hadi şimdi planı yazmaya başlayalım.
Kökeni ve Hikayesi
Türk halk bilgeliğinden gelir. Hayalciliği eleştirmek ve çalışmanın değerini vurgulamak için yüzyıllar boyunca toplumsal hafızada yer etmiş bir atasözüdür. Emek anlayışının dilsel bir yansımasıdır.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Olsa ve bulsa kişileştirilmiş iki istek figürü; halk dili onları evlendirir, bu evlilikten bir çocuk doğar; çocuğun adı hiçtir. Yani hayal kurmanın evlilikle bile büyüse sonucu sıfırdır. Bu masal benzeri yapı atasözünü unutulmaz kılar; çocuklara anlatılır, gençler hatırlar. Halk dili soyut bir öğüdü somut bir mini hikayeye çevirir; bu beceri Türk atasözlerinin tipik özelliğidir gerçekten.
İki atasözü aynı temayı işler; hayalciliğin sonuçsuzluğu. Aralarındaki temel fark mecaz seçimidir. Olsa ile bulsayı ekmişler tarımsal bir imge kullanır; tohum ekme ve hasat. Olsayı bulsaya vermişler ise aile imgesi kullanır; evlilik ve doğum. İki atasözü yan yana kullanılabilir; halk dili aynı dersin birden fazla şiirsel sunumunu yapar.
Modern girişimcilik ve kişisel gelişim söyleminde fikir aşaması ve uygulama aşaması arasındaki uçurum bu atasözünün karşılığıdır. İyi fikir tek başına yeterli değildir; uygulama olmadan iyi fikir hiçtir. Halk bilgeliği bu modern gerçeği yüzyıllar önce mizahi bir alegoriyle saptamıştır; girişimcilik kitapları aynı dersi bugün uzun uzun anlatır.