Atasözü

On Para On Aslanın Ağzında Ne Demek?

Anlamı

para kazanmak çok güçleşti.

Detaylı Açıklama

On para on aslanın ağzında atasözü, para kazanmanın ne kadar tehlikeli ve zor bir iş haline geldiğini çarpıcı bir biçimde anlatır. Aslanın ağzından bir nesneyi almak doğanın en korkutucu sahnelerinden biridir; küçücük bir paranın bile her aslanın ağzında olması paranın elde edilmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini söyler. Atasözü ekonomik koşulların zorlaştığı dönemlerde sıkça duyulur; eski Osmanlı son dönemi gibi modern enflasyon dönemlerinde de halkın geçim derdini özetleyen en güçlü cümlelerden biridir. Emekli maaşıyla ev geçindirmeye çalışan baba, küçük esnafın bütün gün dükkanın başında durup zor günlerini özetlemesi, asgari ücretli işçinin ay sonunu zor çıkarması bu kalıbın doğal sahneleridir. Söyleyenin tonu çoğunlukla yorgun bir hayal kırıklığı taşır; hayatın çetinliği vurgulanır içtenlikle.

On Para On Aslanın Ağzında Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Atalarımız boşuna dememişler on para on aslanın ağzında, bu yıl ekonomi gerçekten zorlaştı, her şeyin fiyatı arttı maaş artmadı ne yazık ki.
  2. Emekli maaşıyla geçinmeye çalışan dedem hep on para on aslanın ağzında diye söylenir, ay sonuna kadar bütçeyi denkleştirmek bayağı zor görünüyor.
  3. Genç esnaf bütün gün dükkanın başında çalışıyor ama kazandığı para az, on para on aslanın ağzında işte tam olarak, mahalleli aynı şeyi söylüyor.

Kökeni ve Hikayesi

Türk halk bilgeliğinden gelir. Aslanın ağzından bir şey almanın zorluğu mecazi olarak küçük bir paranın bile ne büyük emekle kazanıldığını anlatmak üzere kalıplaşmıştır toplumsal hafızada yer eden derin bir bilgeliğin yansımasıdır.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Aslan hayvanlar dünyasının en güçlü yırtıcısıdır; ağzına giren tehlikeyle yüzleşir. Aslanın ağzından bir şey almak fikri tek başına insanın tüylerini ürpertir. Halk dili bu somut tehlikeyi paranın küçük birimine aktararak ekonomik zorluğu çarpıcı bir biçimde anlatır. Söz duyulduğunda hem aslan dişlerini hem boş cüzdanı zihinde aynı anda görmek mümkündür; anlatımın gücü buradadır.

Osmanlı son dönemi ekonomik buhran yılları, Cumhuriyet erken dönemi para reformu yılları, 90'lı yıllar enflasyon dönemi, son yıllar artan yaşam maliyetleri gibi sıkıntılı zamanlar atasözünün sıkça duyulduğu dönemlerdir. Halk dili böyle dönemlerde atalarımızın gözlemini tekrarlayarak kendi çağdaş sıkıntısını ifade eder; sözel bir kuşaklar arası dayanışma oluşur.

Modern dünyada parasal değer enflasyonla aşınır; on para bugünün on lirası olabilir. Atasözünün özü güncelliğini korur. Asgari ücretle geçinen aile, emekli maaşıyla ev çevirmeye çalışan dede, küçük esnafın bütün gün dükkanın başında durup eve elini sıkarak dönmesi atasözünün bugünkü canlı tanıklarıdır. Halk bilgeliği değişen rakamlara rağmen aynı dersi tekrarlar.