Anlamı
bir şey yiyerek, içerek orucunu kesmek veya sona erdirmek:
'Akşam Rabia ile beraber oruç bozuyor, iftar ediyoruz.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Oruç bozmak, tutulan orucun belirli bir vakitten önce ya da vaktinde bir yiyecek veya içecekle sonlandırılmasıdır. Halide Edip Adıvar'ın akşam Rabia ile beraber oruç bozuyor, iftar ediyoruz cümlesi tipik bir kullanımdır; akşam ezanı vaktinde yapılan iftar bu kalıbın olağan halidir. Ancak deyimin iki yüzü vardır; vakit gelince yapılan oruç bozma normal ve mübah sayılır, vakit gelmeden zorunluluk olmadan yapılan oruç bozma ise dini açıdan affedilmesi gereken bir ihlaldir. Sıcak günde çalışırken yorgun düşen çiftçi, ağır bir hastalıkta tedaviyi gerektiren hasta, gebe veya emziren kadın oruç bozarsa bunu sonra tutmak veya kefaret vermek üzere durum dini hükümlere göre düzenlenir. Halk dili bu inceliği bilinçle taşır; bozulan oruç sadece bir kelime, ardındaki sorumluluk ise apaçık manevi bir yüktür.
Oruç Bozmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Akşam Rabia ile beraber oruç bozuyor, iftar ediyoruz; ramazan ayı boyunca bu sofranın etrafında ailecek toplanmak en büyük dileğimiz oluyor doğal olarak.
- Tarladaki çiftçi öğle vakti güneşten bayılma noktasına geldi, doktora gitti, hekim önerisi üzerine orucu bozmak zorunda kaldı sonunda dini sınırı zorlamadan.
- Hamile olan komşumuza doktor ramazan boyunca oruç tutmamasını söyledi, oruç bozmak hem kendi hem de bebek sağlığı için gerekli görüldü kararlıca.
Kökeni ve Hikayesi
Türk-İslam kültüründen gelir. Ramazan ayında yiyecek ve içecekle orucun sonlandırılma pratiği yüzyıllar boyunca aile ve toplum yaşamının önemli bir parçası olmuştur. Deyim bu kültürel pratiğin dilsel yansımasıdır halk hafızasında kalıcı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Açmak akşam ezanıyla doğal sona ermeyi anlatır, bozmak ise hem normal bitirme hem de vaktinden önce kesme anlamlarını taşıyabilir. İftar yapan kişi orucu açmıştır da, bozmuştur da denilebilir. Ama doktorun önerisiyle oruç tutmayı sonlandıran kişi açmıştır demez, bozmuştur der. Bu nüans dini bilinçle dil seçimi arasındaki ince çizgiyi gösterir.
İslam hukukuna göre geçerli mazeretsiz oruç bozmak kefaret ve kaza orucu tutmayı gerektirir. Hastalık, yolculuk, gebelik gibi geçerli mazeretler varsa sadece kaza orucu tutulur. Halk dili bu tür ayrıntılara girmez ama söz seçimi mazeretli mi mazeretsiz mi olduğunu söyleyen kişinin tonundan sezilir; sözle birlikte ahlaki tutum da aktarılır.
Geçerli sayılan mazeretler arasında ağır hastalık, uzun yolculuk, gebelik, emzirme, ileri yaşlılık, mide rahatsızlığı gibi durumlar bulunur. Bu durumlarda kişi ya orucu bozar ya hiç başlamaz; gücü yettiğinde kaza eder. İslam dini bireysel sağlığı önceler; halk hayatında doktor önerisi de bu sınırın güncel uygulayıcısıdır. Sözcüğün arkasında bu hukuk vardır.