Anlamı
oruç ibadetini yerine getirmek:
'Bütün sene cumadan gayri günlerde oruç tutarım.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Oruç tutmak, dini olarak belirlenen sürede yeme, içme ve diğer bazı eylemlerden uzak durarak yapılan ibadettir. Reşat Nuri Güntekin'in bütün sene cumadan gayri günlerde oruç tutarım cümlesi sıkı dindar bir karakter tasvirinin tipik örneğidir; ramazan dışında nafile oruç tutmak ileri seviye dini disiplinin işaretidir. İslam dininde ramazan orucu farz, on muharrem orucu sünnet, pazartesi-perşembe oruçları nafiledir; Türk dindar yaşamında bu çeşitler iyi bilinir. Oruç sadece bedensel bir perhiz değil, manevi terbiyenin de bir aracı sayılır; sabır, irade, fakir empatisi ve şükür gibi değerler bu pratiğe eşlik eder. Halk dilinde oruç tutmak yıllarca süren bir alışkanlığın da adıdır; ramazandan ramazana tutan kişi bile bu cümleyi gururla söyler genellikle.
Oruç Tutmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Bütün sene cumadan gayri günlerde oruç tutarım diyordu Reşat Nuri'nin karakteri, bu ileri seviye dindarlık o dönem için mütevazi bir gurur kaynağıydı.
- Çocuğum ilk kez ramazanda tam gün oruç tuttu, akşam iftar sofrasında onun için özel hazırlanmış tatlıyla ailecek kutlamaya geçtik sevinçle birlikte.
- Komşu amca yetmişine bastığı halde ramazanda oruç tutuyor, doktor uyarsa da kararlı bir biçimde her yıl gelenekten asla vazgeçmiyor sayılır.
Kökeni ve Hikayesi
Türk-İslam kültüründen gelir. Oruç tutma pratiği yüzyıllar boyunca bireysel ve toplumsal manevi disiplinin önemli bir parçası olmuştur. Deyim bu kültürel ve dini pratiğin dilsel yansımasıdır halk hafızasında.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İslam dininde farz olan ramazan orucu en bilinenidir. Sünnet oruçlar arasında aşure günü, arefe günü, şevval ayının altı günü oruçları sayılır. Nafile oruçlar ise kişinin isteğine bağlı tutulur; pazartesi ve perşembe günü oruç tutmak Hz. Peygamber'in sünnetlerindendir. Bu çeşitlilik dindar yaşamın farklı seviyelerini ortaya koyar; halk dili bu seviyeleri sezgisel olarak ayırt eder.
Oruç sadece aç kalmak değildir; sabır, irade gücü, fakirin durumunu içten anlama, manevi yoğunlaşma gibi değerler bu pratiğe eşlik eder. Yalan söylemek, dedikodu yapmak, sinirlenmek de orucu manevi olarak zayıflatır. Bu yönüyle oruç tutmak bir tür bütünsel terbiye programıdır; dindar bilinç için ay boyu süren bir manevi atölyeye benzer.
İslam hukukuna göre buluğ çağına kadar farz değildir; ancak alıştırma amacıyla daha erken yaşta tek tek günlerde oruç tutmaya başlanır. Aile çocuğa önce yarım gün, sonra tam gün oruç tutturup başarısını kutlar. Çocuğun ilk tam gün orucu ailecek anlamlı bir gündür; sofraya özel tatlı çıkarılır, çocuk gururla anılır. Bu sahne dini eğitimin sevimli bir parçasıdır.