Anlamı
1) zaten zayıf, hastalıklı kişi sağlığının bozulmasını önemsiz etkenlere bağlar; 2) davranışları beğenilmeyen kişi sudan sebeplerle kendisini mazur göstermeye çalışır.
Detaylı Açıklama
Osurgan göte arpa ekmeği bahane atasözü, mazeretçilikle alay eden halk gözleminin en sert ve mizahi örneklerinden biridir. İki yüzü vardır. Birincisi; gaz problemi olan kişi durumunu arpa ekmeği yedim diye açıklar, oysa asıl sebep kendi sindirim sistemindedir. İkincisi; davranışları beğenilmeyen biri her seferinde başka bahane bulur, asıl sorunun kendisi olduğunu kabul etmez. Atasözü halk dilinin sıkmadan, korkmadan, kaba dahi olsa söylediği keskin gözlemlerden bir tanedir; bedensel imgeyi kullanmak söze çarpıcı bir mizah katar. Söyleyenin tonu çoğunlukla başını sallayarak gülümseyen yaşlı bir adamı andırır; ne öfke ne hayal kırıklığı, sadece insanın bahane bulma alışkanlığına dair gerçekçi bir kınama vardır. Tarımdan ve bedensel hayattan gelen halk şiirinin tipik bir örneğidir.
Osurgan (osuruklu) Göte Arpa Ekmeği Bahane Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Sınavda başarısız olduğu için defterleri suçluyor, dedem osurgan göte arpa ekmeği bahane der gibi başını sallayıp gülümsedi sessizce sofradan.
- Yıllarca çalışmayan oğlan ekonomik krizden yakınıyordu, amcam masada osurgan göte arpa ekmeği bahane diyerek bütün tartışmayı bir cümleyle özetledi.
- Çocuğunun yaramazlıkları için her gün başka şeyleri suçlayan o anne için anneannem osurgan göte arpa ekmeği bahane atasözünü hatırlatıyor durmadan.
Kökeni ve Hikayesi
Türk halk bilgeliğinden gelir. Halk gözleminin canlı ve sert bir yansıması olarak yüzyıllar boyunca toplumsal hafızada yer etmiş ve dilde kalıcılığını korumuştur kalıcı biçimde mazeretçilik davranışını eleştirir.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Halk dili çekinmeden bedensel ve günlük hayatın imgelerini kullanır; korkak değildir. Bu atasözü gibi örneklerde söz seçimi kaba görünebilir ama hedeflenen mizah ve eleştiri bu kabalığa rağmen değil, onunla birlikte işler. Türk halk şiiri ve atasözleri geleneğinde bedensel dürtülerin doğrudan dile getirilmesi olağandır; bu rahatlık halk dilinin canlılığının kaynağıdır.
Atasözü modern psikolojinin dış kaynaklı atıf hatası dediği şeyi yüzyıllar önce yakalamıştır; kişi başarısızlığını kendi yetersizliğine değil, çevre koşullarına bağlar. Bu insan zihninin özsavunma mekanizmasının yaygın bir biçimidir. Halk dili bilimin diliyle değil, somut bir bedensel imgeyle aynı gerçeği saptamıştır; bu yönüyle bilgelik akademiye fark atmıştır gözleminde.
Sınavda kalan öğrencinin defterleri suçlaması, işsiz kalan yetişkinin ekonomiyi sorumlu tutması, gergin bir karakterin sürekli hava değişikliği ya da uyku düzenini bahane göstermesi gibi sahnelerde söylenir. Söyleyen kişi muhatabın gerçek sorununu sezdiğinde ama doğrudan söylemekten kaçınmak istediğinde bu atasözü ona bir dolaylı eleştiri silahı sunar yumuşak biçimde.