Anlamı
çok önemli işini bir başkasına yaptırabileceğine inanmış olan kişi, beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez.
Detaylı Açıklama
Oynaşına inanan avrat ersiz kalır atasözü, gönül işine sözde aşığına güvenip eşinden ayrılan kadının sonunda hem kocasız hem sevgilisiz kalacağını anlatır. Atasözü sert bir gerçeği kuran halk bilgeliğinin tipik bir örneğidir; aldatma ilişkisinde verilen sözlerin güvenilmez olduğunu, yasak yakınlığın kalıcı bir gelecek vaat etmediğini söyler. Daha geniş bir okuma ile aslında her tür gayri resmi ortaklığa, kayıt dışı sözleşmeye karşı bir uyarı niteliği taşır; eldeki kesini bırakıp belirsizliğe güvenen kişinin sonunun kötü olacağı düşüncesini barındırır. Kadın merkezli bir gözlemden çıkmıştır ama bugünkü okumada cinsiyetten bağımsız olarak güvenilir olmayan ilişkilere bel bağlamanın bedeline işaret eder. Halk dilinde özellikle yaşlıların gençlere verdiği bir öğüt olarak yaşar.
Oynaşına İnanan Avrat, Ersiz Kalır Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Onun başka şehre götüreceğine inanıp evi terk eden kadın yapayalnız kaldı, dedem oynaşına inanan avrat ersiz kalır demişti yıllar önce.
- Sağlam işini bırakıp güvensiz bir vaade kapılan adam için amcam başını sallayıp oynaşına inanan avrat ersiz kalır deyimini hatırlattı sofrada.
- Eski ortağı yeni proje sözüyle onu çekip almıştı, sonunda eli boş kaldı; ah dedi, oynaşına inanan avrat ersiz kalırmış meğer.
Kökeni ve Hikayesi
Türk halk bilgeliğinden ve geleneksel toplum yapısından gelir. Sorumluluk almanın ve kendi işini kendi yapmanın değerinin gözlemlenmesi sonucu yüzyıllar boyunca toplumsal hafızada yer eden bir atasözü olarak kalıcılığını korumuştur.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Avrat eski Türkçede kadın, er ise koca, eş anlamına gelir. Bu kelimeler bugünün dilinde az kullanılır ama halk şiirinde ve atasözlerinde sıklıkla geçer. Ersiz kalmak kocasız kalmak demektir. Sözcüklerin eskimişliği atasözüne eski halk dilinin tatlı tortusunu bırakır ve nesilden nesile aktarımda kalıcılık sağlar.
Hayır, esas hikaye evlilik üzerine kuruludur ama atasözünün ders kısmı daha geniştir. Eldeki güvenli durumu bırakıp güvensiz bir vaade kapılan herkes için söylenebilir; iş ortaklığı, yatırım kararı veya bir gruptan ayrılıp başka bir gruba güvenmek gibi durumlarda mecazi bir uyarıdır. Halk dilinin somut bir hikayeyi soyut bir ders haline getirme gücüdür.
Bugün cinsiyetten bağımsız okunur; gönül ya da iş, herhangi bir alanda kayıt dışı söze inanıp güvendekinden vazgeçenin sonu için söylenir. Atasözü ahlaki bir yargı değil pratik bir uyarıdır; gerçek niyeti bilinmeyen birine bel bağlamanın bedeli, çoğu zaman tek başına kalmaktır. Bu yönüyle modern kişiye de hitap eder.