Anlamı
1) paslı duruma gelmek, paslanmak; 2) çalışamaz duruma gelmek:
'Hokkaların içinde mürekkep kurumuş, kalemler pas tutmuştu.' -E. E. Talu.
Detaylı Açıklama
Pas tutmak deyimi iki yakın anlamda kullanılır: birincisinde bir nesnenin yüzeyinde pas tabakası oluşması, ikincisinde mecazi olarak kullanılmamaktan dolayı işlevini yitirmek anlamına gelir. Ercüment Ekrem Talu'nun 'Hokkaların içinde mürekkep kurumuş, kalemler pas tutmuştu' cümlesi sözün edebî bir örneğidir. Söz, demir ve benzeri metallerin nem ve hava ile oksitlenerek paslanması olayından beslenir; mecazi olarak insan becerilerinin kullanılmadığında körelmesini de anlatır. Uzun süre evde duran arabaların paslanması, kullanılmayan dilin pas tutması, terk edilen meslekî becerilerin kaybedilmesi, ihmal edilen ilişkilerin değer yitirmesi bu deyimle anılır. Çağdaş Türkçenin somut bir doğa olayını insan tecrübesine aktaran etkili bir kalıbıdır. Söz, çağdaş yetkinlik kaybı ve becerinin körelmesi söyleminin halk dilindeki etkili bir karşılığı olarak yaşamaktadır.
Pas Tutmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yıllarca açılmamış bahçe kapısı pas tuttu, yeni ev sahibi onu yağlama ve onarım için ustalara çağırmak zorunda kaldı, eski yapının değerli unsurları yeniden işlevsel hale getirildi.
- Uzun süre öğrenilmeyen yabancı dil pas tutar, dayım emekli olduktan sonra İngilizce becerilerinin köreldiğini fark edip yeniden kursa başladı.
- Mesleki olarak ara veren uzman pas tuttuğunu fark edince yeniden eğitim alarak güncel bilgilerini tazeledi, sektördeki gelişmeleri takip etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Pas tutma demir gibi metallerin nem ve oksijenle reaksiyona girip oksit oluşturmasıdır; kimyasal bir süreçtir. Geleneksel olarak metalin korunması için yağlama, boyama, koruyucu kaplamalar gibi yöntemler uygulanırdı. Halk dili bu kimyasal süreci somut olarak gözlemleyip dile katmış; pas tutmak kalıbı hem fiziksel hem mecazi anlamda kullanılır.
Halk dili pas tutma sürecini insan becerilerine taşıyarak çok zarif bir metafor üretmiştir; uzun süre kullanılmayan beceri sanki metalin paslanması gibi körelir, kaybolur. Modern bilim de bu metaforu doğrular; kullanılmayan beyin alanlarının kapasitesi azalır, motor becerileri kaybolur. Halk bilgeliği modern nörobilim ile örtüşür; söz çağdaş öğrenme felsefesiyle uyumludur.
Modern sürekli öğrenme felsefesi mesleki ve kişisel gelişimin sürekli aktiviteyi gerektirdiğini vurgular. Halk dilinin pas tutmak kalıbı bu modern öğrenme felsefesinin köklü bir öncüsüdür; söz becerilerini sürekli kullanmamanın zararlarını sözel olarak hatırlatır. Halk bilgeliği modern profesyonel gelişim ile uyumlu bir biçimde yaşar.