Anlamı
1) üzerinde çok sayıda meyve bulunan (ağaç ve dal); 2) çok sayıda, tanecikli:
'Seher, ela gözlerinden pıtrak gibi yaşlar dökerek ayrılık sahnesini düşündü.' -R. H. Karay.
Detaylı Açıklama
Pıtrak gibi deyimi, bir ağacın ya da dalın üzerinde çok sayıda meyve bulunması; mecazi olarak ise bir nesnenin tanecikli, çok sayıda ve sık bir biçimde bulunması anlamında kullanılır. Söz, pıtrak yani üzerinde küçük dikenleri ve sayısız meyvesi bulunan bir bitkinin somut görüntüsünden beslenir; sıkı sıkıya ve çok sayıda bulunma imgesinin sözel karşılığı olarak yerleşmiştir. Bereketli bir meyve mevsiminde dallarını eğen ağaçlar, kuru üzüm gibi sıkı taneli kuru meyveler, pıtrak gibi gözünden dökülen yaşların hüznünü anlatan halk türküleri, kalabalık bir meydan toplantısı sırasında insanların sık dizilişi, bahçedeki bereketli sebze hasadı, çocukların ellerine doldurduğu çakıl taşları, eski semt pazarlarındaki yoğun müşteri kalabalığı bu deyimle anılır. Söz pozitif, bolluk dolu ya da hüzünlü tonlarla kullanılır. Türkçenin bitki gözleminden beslenen halk arasındaki canlı bir kalıbıdır.
Pıtrak gibi Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Seher ela gözlerinden pıtrak gibi yaşlar dökerek ayrılık sahnesini düşündü diyen yazar ayrılık acısını duygusal bir bitki imgesi ile derinleştiriyordu.
- Bereketli bir meyve mevsiminde dallarını pıtrak gibi sıkıştırılmış meyvelerle eğen ağaç bahçe sahibinin yüzünde büyük bir tebessüm oluşturdu.
- Eski mahalle pazarındaki tezgâhlar pıtrak gibi yoğun müşteri kalabalığıyla doluydu, satıcılar canlı bir alışveriş atmosferinden mutluluk duyuyorlardı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Pıtrak üzerinde küçük dikenleri ve sayısız meyvesi bulunan bir bitki türüdür; çevredeki canlılara yapışan bu meyveleri sıkıştırılmış sıralarla dallarda bulunur. Halk dili bu somut bitkinin sıkı sayıda meyve görüntüsünden mecazlaşarak bolluk ve sıkıştırılmış birikim anlamını içeren değerli bir benzetme kalıbı oluşturmuştur.
Bolca meyve veren ağaçlar, sıkı taneli kuru meyveler, kalabalık halk toplantıları, halk türkülerinde ayrılık gözyaşları, bereketli sebze hasadı, çocukların elindeki çok sayıda küçük nesne, yoğun pazar yerlerindeki kalabalık, ağaçlardan toplanmış meyve sepetleri gibi pek çok bolluk ya da sıkıştırılmış birikim durumunda söz kullanılır.
Refik Halit Karay gibi yazarlar bu deyimi karakterlerin duygu yüklü anlarında özellikle ayrılık ve hüzün sahnelerinde sıkça kullanmıştır. Söz edebî metinlerde sıkıştırılmış yoğun duygu birikiminin görsel bir benzetmesi olarak yer alır; doğa imgesinin duygu dünyasına aktarılmasının zarif bir örneği olarak.