Anlamı
önem vermemek, değersiz görmek:
'Beni kimse piyasaya almaz arkadaş, ben dünyanın en aşağılık insanıyım. Sokaktaki itler bile piyasaya almazlar beni.' -O. Kemal.
Detaylı Açıklama
Piyasaya almamak deyimi, bir kimseye ya da bir şeye önem vermemek, değer atfetmemek, ciddiye almamak, hesaba katmamak anlamında kullanılır. Söz, piyasa kavramının ticari değer ve önem ile ilişkilendirilmesinden beslenir; bir şeyi piyasaya almamak onu değersiz, hesaba katılmaz görmek anlamına gelir. Sosyal olarak dışlanan, görmezden gelinen ya da küçümsenen kimseler, iş çevresinde fikri dikkate alınmayan çalışanlar, mahallede saygı görmeyen sorunlu bireyler, ailede kararlara dahil edilmeyen kayınlar, sınıfta öğretmenin görüşünü sormadığı sessiz öğrenciler, kendi değerini kabul ettiremeyen sokak satıcıları bu deyimle anılır. Söz olumsuz ve hüzünlü bir tonla kullanılır; sosyal değer atfetme dinamiklerini eleştirel bir gözle ortaya koyar. Türkçenin sosyal dışlama gözleminin halk arasındaki canlı bir karşılığı olarak yaşar.
Piyasaya Almamak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Beni kimse piyasaya almaz arkadaş ben dünyanın en aşağılık insanıyım diyen yorgun adam sokağa karışan başkalarıyla bile temas kuramıyordu.
- Sokaktaki itler bile piyasaya almazlar beni diyen bu trajik karakter yıllarca yaşadığı dışlanmışlığın yükünü zarif bir mizahla taşıyordu.
- İş yerinde fikirleri sürekli piyasaya alınmayan genç çalışan motivasyonunu kaybetmek üzereydi, eski meslektaşı ona destek mektubu yazdı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Söz sosyal değer atfetme dinamiklerinin altını çizer; kim kimi ciddiye alır, kim kimi piyasanın değerli bir parçası olarak görür sorusunu sözel olarak ortaya koyar. Halk dili sosyal dışlanmanın acısını ve görünmezliğin yarattığı kırılganlığı insan psikolojisinin derinliklerinde gezdirir; yüksek bir sosyal gözlem değeri taşır.
Sosyal dışlanma, iş yerinde görmezden gelinme, aile içinde kararlara dahil edilmeme, mahallede saygı görmeme, sınıfta sessiz öğrencilerin yaşadığı durum, sokak satıcılarının değersizleştirilmesi, marjinal grupların görünmezliği gibi pek çok dışlama durumunda söz tam yerini bulur. Halk dili sosyal acıların sözel bir aracını sunar.
Orhan Kemal gibi sosyalist gerçekçi yazarlar bu deyimi sokak insanlarının, marjinal karakterlerin yaşadığı dışlanma duygusunu aktarmak için kullanmıştır. Söz edebî metinlerde toplumun en kırılgan kesimlerinin sesini taşır; sosyal eleştiri edebiyatının değerli bir aracı olarak yer alır ve değerini günümüzde korur.