Deyim

Put gibi Ne Demek?

Anlamı

sessiz, anlamsız bir bakışla ve kımıldamaksızın:
'Ben ağlamıyor, put gibi duruyordum.' -A. Kutlu.

Detaylı Açıklama

Put gibi deyimi, bir kimsenin sessiz, anlamsız bir bakışla ve kımıldamaksızın hareketsiz durması anlamında kullanılır. Söz, putun yani heykelin somut hareketsizliğinden beslenir; insanın bedensel olarak donup kalması durumunu canlı bir benzetme ile dile getirir. Şokta kalan bir insanın hareketsizliği, ağır bir haber karşısında sessizleşen aile üyeleri, beklenmedik bir olayla karşılaşıp donakalan tanıklar, fotoğraf çekiminde kasıtlı olarak hareketsiz duran modeller, yorgunluk veya stres nedeniyle hareketsiz kalmış bireyler, sanat eserlerinin önünde derin düşüncelere dalmış izleyiciler, sınıfta öğretmenin sorusu karşısında donmuş öğrenciler bu deyimle anılır. Söz hüzünlü, donuk ve dramatik tonlarla kullanılır. Türkçenin sanat ve dini imgelerinden beslenen halk arasındaki canlı bir kalıbıdır.

Put gibi Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Ben ağlamıyor put gibi duruyordum diyen yazar karakterinin şok duygusunu donmuş bir bedensel imge ile dramatik biçimde aktarıyordu.
  2. Ağır haberi alan anne put gibi sessiz kaldı, eşi onun yanına oturup sevecen bir kucaklama ile onu hayatla yeniden buluşturmaya çalıştı.
  3. Sınıfta öğretmenin zor sorusu karşısında put gibi kalan öğrenci utancını gizlemek için aşağı baktı, sonra cesaret toplayıp cevap vermeye çalıştı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Put antik dönemlerden bu yana dini ya da sanatsal heykel anlamında kullanılan bir kelimedir; somut hareketsizlik ve sessizlik niteliği taşır. Halk dili bu somut heykel imgesinden insanın bedensel olarak donup kalma durumuna mecazlaşmış; sessizlik ve hareketsizliğin canlı sözel ifadesi olarak.

Şok anları, ağır haber alma, beklenmedik olaylarla karşılaşma, fotoğraf çekimi sırasında hareketsiz duruş, yorgunluk ve stresin yarattığı donukluk, sanat eserlerinin önünde derin düşünme anları, sınıfta donakalma anları, korkudan donma anları gibi pek çok hareketsiz duruş durumunda söz tam yerini bulur.

Pek çok yazar bu deyimi karakterlerin şok, hüzün ve donukluk anlarını sahnelerken sıkça kullanmıştır. Söz edebî metinlerde karakterlerin yoğun duygusal anlarındaki bedensel ifadelerini dramatik bir biçimde aktarır; psikolojik anlatımın değerli bir aracı olarak yer alır ve değerini günümüze kadar koruyarak günümüze ulaşır.