Anlamı
1) solmak:
'Rengi uçmuş kenarları yenmiş ... bir fotoğrafı var.' -A. Ş. Hisar. 2) korku, heyecan vb. sebeplerle benzi sararmak:
'Kadınlar da bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar, aynı şeyi ona açtılar, Tevfik'in rengi uçtu, dudakları titredi.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Rengi atmak deyimi iki yakın anlam taşır. Birincisi somut anlamıyla bir nesnenin renginin solması, soldurulması; ikincisi mecazi anlamıyla bir kişinin korku, heyecan ya da şok karşısında yüzünün sararması, kanın çekilmesi. Söz hem ev içi günlük gözlemleri hem insan psikolojisini birlikte anlatır. Çok yıkamadan rengini kaybeden bir kazak, uzun süredir güneşte kalmış bir perde, beklenmedik bir kötü haber duyduğunda benzi sararan bir vatandaş, sınav stresinden yüzü bembeyaz olan bir öğrenci tipik örneklerdir. Mecazi anlamda söz dramatik bir kullanım taşır; karakterin iç dünyasında olan bitenin yüzüne yansımasını anlık olarak yakalar. Edebî metinlerde sıkça duyulur; karakter çiziminin canlı bir aracıdır. Söz hem ev içi günlük gözlemlerde hem psikolojik tasvirlerde sıkça kullanılan çift yönlü bir kalıptır.
Rengi Atmak (kaçmak, Uçmak) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Rengi uçmuş kenarları yenmiş bir fotoğrafı var diyen yazar eski bir hatıranın zamanla yaşadığı solmayı duygulu biçimde aktarıyordu.
- Kadınlar da bu defa Tevfik'i dükkânın kapısında yakaladılar aynı şeyi ona açtılar Tevfik'in rengi uçtu dudakları titredi diyen yazar şokun bedensel izini aktarıyordu.
- Beklenmedik kötü haberi duyan komşunun anında rengi atan yüzünü gören mahalleli onu hemen sandalyeye oturtup su uzattı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki anlam da renk kaybetme temel kavramından çıkar; biri nesne yüzeyindeki fiziksel solma, diğeri insan yüzündeki kan çekilmesi sonucu rengin yitirilmesi. Halk dili aynı görsel olguyu hem somut hem mecazi alanlarda kullanır; bu çoklu anlam kalıbın esnekliğini artırır.
Korku, şok, ani üzüntü, beklenmedik haber duyma, panik, utanç gibi pek çok yoğun duygu yüzde anlık bir solgunluğa yol açabilir. Modern fizyoloji bunu sempatik sinir sisteminin tepkisi olarak açıklar; halk dili ise bu bedensel tepkiyi rengi atmak kalıbıyla canlı biçimde özetler.
Halide Edip Adıvar, Abdülhak Şinasi Hisar gibi yazarlar bu kalıbı karakter çiziminde sıkça kullanır. Söz bir karakterin iç dünyasında olanı yüzünde bir an gösterebilme imkânı sunduğu için psikolojik gerçekçilik içeren anlatılarda değerli bir araç olarak öne çıkar. Tasvirleri canlandırır.