Anlamı
bir şeyin vakti gelmek:
'Herkes ona artık vaktini ibadete hasretmek zamanının geldiğini, daha doğrusu ahireti düşünmek saati çaldığını ima ediyordu.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Saati çalmak, bir şeyin vaktinin gelmesi, uzun süredir beklenen anın yaklaşması ya da bir sürecin sonuna ulaşması anlamında kullanılır. Deyim, eskiden şehir meydanlarındaki büyük çan saatlerinin önemli zamanları çalarak halka duyurması pratiğinden gelir; toplantı, ibadet ya da çalışma vakti bu çanlarla bildirilirdi. Mecazi kullanımıyla söz, bu duyuruyu hayatın dönüm noktalarına taşır. Emekliliği yaklaşan biri, mezuniyetine sayılı gün kalan bir öğrenci ya da büyük bir kararın eşiğindeki biri için artık saati çaldı denir. Ağırbaşlı, düşündürücü bir imgesi vardır; çoğu zaman geri dönüşü olmayan, önemli bir eşiğe gelindiğini sezdirir. Bu yüzden hem müjde hem uyarı tınısı taşıyabilir. Yakın deyim saat on bir buçuğu çalmak yalnızca yaşlılığa işaret ederken, saati çalmak her türlü önemli vaktin gelişini karşılar.
Saati Çalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yaşı hayli ilerleyen dede için çevresi, artık dünya işlerini bırakıp huzura çekilme saati çaldı diye nazikçe konuşuyordu.
- Emeklilik yaşı yaklaşan amca için iş arkadaşları artık saati çaldı diye nazikçe konuşmaya başladı.
- Mezuniyet ayını sayan üniversite öğrencisi gerçek hayatın saati çaldığını derin bir duyguyla hissediyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Eskiden şehir meydanlarındaki kule saatleri ya da büyük çanlar, önemli vakitleri çalarak halka duyururdu; toplantı, ibadet ve çalışma başlangıçları bu seslerle bilinirdi. İnsanlar bu işitsel işareti önemli anların habercisi olarak benimsedi ve deyimin mecazi anlamı buradan doğdu.
Emeklilik, mezuniyet, evlenme, çocuk doğumu, taşınma ya da büyük bir yatırım kararı gibi hayatın dönüm noktaları için söylenir. Ortak nokta, hepsinin geri dönüşü zor, önemli birer eşik olması ve yaklaştığında insanın bunu içten içe hissetmesidir.
Her şeyin bir vakti olduğu, beklenen anların er geç gelip geçtiği bilincini taşır. Zamanın akışı içinde önemli kavşakların yaklaştığını fark etmeye ve ona göre hazırlanmaya çağırır. Bu yönüyle hem bir kabulleniş hem de bir uyanıklık ifadesidir.