Deyim

Sağı Solu Olmamak Ne Demek?

Anlamı

1) nasıl davranacağı kestirilmez olmak; 2) olumlu mu olumsuz mu davranacağı bilinmeyen bir kişi olmak.

Detaylı Açıklama

Sağı solu olmamak deyimi, bir kimsenin nasıl davranacağının kestirilemez, mizacının tutarsız olduğunu anlatır. Böyle biri bugün dediğini yarın bozar; olumlu mu olumsuz mu davranacağı önceden bilinemez. Bir gün sevecen, ertesi gün öfkeli bir aile büyüğü ya da kararları sürekli değişen bir yönetici için bu söz söylenir. Söz hafif eleştirel bir gözlem taşır; tutarlı ve güvenilir olmanın değerini, tersini örnek göstererek öne çıkarır. Çevresindekiler böyle bir kişinin yanında sürekli bir belirsizlik içinde kalır, ne zaman ne yapacağını bilemez. Söz, ne yapacağı belli olmayan, güven vermeyen bir tutumu yerer; davranıştaki öngörülebilirliğin bir huzur kaynağı olduğunu dolaylı yoldan hatırlatır. Böyle bir belirsizlik, çevresindekilerin ona güvenmesini ve onunla uzun soluklu bir iş yapmasını güçleştirir.

Sağı Solu Olmamak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Bir gün sevecen bir gün öfkeli olan amca için aile büyükleri sağı solu olmamak deyimini içten bir tonla söylüyorlardı.
  2. Kararsız patronun sağı solu olmamak hâli çalışanlarını sürekli belirsizlikle yaşamak zorunda bırakıyordu.
  3. Mizacı dakika dakika değişen tanıdık karşısında ailesinin büyükleri sağı solu olmamak gerçeğini gözlemleyerek dile getirdi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Söz mizaç tutarsızlığı, ani tavır değişikliği ve kararsızlık gibi gündelik davranış kalıplarını anlatır. Öngörülemez, güven vermeyen bir davranışı eleştirir. Bugün dediğini yarın bozan, ne yapacağı kestirilemeyen bir tutumu yerer.

Sağı solu olmamak daha çok kişilik özelliğine, mizaç yapısına atıf yapar; sürekli bir özelliği anlatır. Saati saatine uymamak ise daha çok ruh hali ya da durum değişikliklerini işaretler. İki kalıp birbirine yakın ama farklı vurgular taşır.

Söz tutarlılığın sosyal değerini, öngörülebilir davranışın güven ortamı yarattığını, mizaç düzeninin sağlıklı ilişkilerin temeli olduğunu hatırlatır. Tutarlılığın, sağlıklı ilişkilerin temel bir koşulu olduğunu ima eder.