Deyim

Saltanat Sürmek Ne Demek?

Anlamı

1) hükümdarlık etmek; 2) bolluk içinde yaşamak.

Detaylı Açıklama

Saltanat sürmek deyimi iki anlamda kullanılır. Birinci anlamda bir hükümdarın ülkeyi yönetmesi, padişahlık yapması demektir. İkinci anlamda ise mecazi olarak bir kimsenin bolluk, rahatlık ve gösteriş içinde yaşamasını anlatır. Tarihte uzun yıllar tahtta kalan bir padişah saltanat sürer; büyük servete kavuşup lüks içinde yaşayan biri için de saltanat sürüyor denebilir. Söz tarihî kullanımda nötrdür; mecazi kullanımda ise bağlama göre hayranlık, kıskançlık, eleştiri ya da hafif alay taşıyabilir. Günlük konuşmada çoğu zaman rahatına fazla düşkün ya da imkânları geniş biri için söylenir; bu kullanımda ince bir sitem sezilebilir. Ortak imge, güç ve bolluk içinde geçen bir hayat ya da yönetim dönemidir.

Saltanat Sürmek Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Tarihte uzun yıllar tahtta kalan padişah, ülkesinde güçlü bir saltanat sürdü.
  2. Büyük servete kavuşan aile yıllarca deniz kıyısındaki köşklerinde saltanat sürdü.
  3. Başarılı kariyer sonrası emekli olan profesyonel saltanat sürer gibi bir yaşam tarzı edinmiş huzurla yaşıyordu.

Kökeni ve Hikayesi

Söz, Arapça saltanat (hükümdarlık, görkem) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Birinci anlam Türk tarih ve siyaset diline derinlemesine yerleşmiş bir kavramdır. Osmanlı padişahlarının altı yüzyıldan uzun süre tahtta kalması, saltanat sürmenin en bilinen tarihsel karşılığıdır. Söz, bu köklü tarihsel mirası bugüne taşır.

Padişahların bolluk ve gösteriş içinde yaşadığı gözleminden yola çıkılarak, lüks ve rahat bir yaşam tarzı da saltanat sürmek olarak adlandırılır olmuştur. Böylece tarihsel bir kavram, gündelik bir yaşam tarzını anlatan bir mecaza dönüşmüştür.

Söz bağlama göre farklı tonlar alır. Tarihsel kullanımda nötr ya da bilgilendirici bir dille anlatılır. Mecazi kullanımda ise bazen takdir, bazen hafif kıskançlık, bazen de alaycı bir gülümseme eşlik eder ona. Yaşam tarzı farklarına dair bir sosyal gözlem taşır.