Atasözü

Sandıktaki Sırtında, Ambardaki Karnında Ne Demek?

Anlamı

nesi varsa giyer, nesi varsa yer.

Detaylı Açıklama

Sandıktaki sırtında, ambardaki karnında atasözü, bir kimsenin nesi varsa onu giydiğini, nesi varsa onu yediğini; sahip olduğu şeyi olduğu gibi kullandığını anlatır. Sandık, eskiden elbiselerin; ambar ise tahıl ve yiyeceklerin saklandığı yerdi. Bu iki yer yan yana getirilerek, insanın giyeceği ve yiyeceği, yani elindeki her şey tek bir sözde toplanmıştır. Sandıkta ne varsa sırtına geçer, ambarda ne varsa karnına gider. Söz çoğu zaman, eldeki imkânın azlığını ya da kişinin elindekiyle idare ettiğini anlatmak için söylenir. Yalın bir gözlemdir; kişinin sahip olduğu neyse onunla yaşadığını, ne fazlasının ne de eksiğinin söz konusu olduğunu doğrudan dile getirir. Bu yönüyle söz, kişinin dış dünyanın beklentisine değil, kendi sandığındaki ve ambarındaki neyse ona göre yaşadığını anlatır.

Sandıktaki Sırtında, Ambardaki Karnında Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Az kazançlı ama mevcudunu sevgiyle kullanan amca için aile sandıktaki sırtında ambardaki karnında atasözüne uygun bir yaşam sürdüğünü söylerdi.
  2. Yoksul ama gönlü zengin komşumuz, sandıktaki sırtında ambardaki karnında sözüne uygun, elindekiyle yetinen bir hayat sürüyordu.
  3. Sahip olduğu az şeyle yetinen derviş için bilge dede sandıktaki sırtında ambardaki karnında atasözünü öğretici biçimde tekrarlardı.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

Temelde, kişinin elindeki neyse onu kullandığını anlatır: sandıktaki elbiseyi giyer, ambardaki yiyeceği yer. Çoğu zaman eldeki imkânın sınırlı olduğunu, kişinin sahip olduğuyla idare ettiğini belirtmek için söylenir. Fazladan bir birikimi ya da gösterişi değil, olanı işaret eder.

Sandık, eskiden elbiselerin; ambar ise yiyeceklerin saklandığı yerdi. Bu iki temel depolama yeri yan yana konularak, insanın giyim ve yiyecek gibi iki temel ihtiyacı tek bir sözde toplanır. Somut ve tanıdık bu ikili imge, kanaat fikrini kapsayıcı ve akılda kalıcı biçimde anlatır.

Çağdaş bağlamda da kişinin elindekiyle yaşadığını, sahip olduğu kadarını kullandığını anlatmak için okunabilir. Kimi zaman sade bir yaşamı, kimi zaman da imkânların kısıtlılığını dile getirir. Vurgu, abartıdan çok, olanla idare etme gerçeğindedir.