Anlamı
1) bir veya daha fazla devlete karşı savaş durumuna geçmek; 2) ortadan kaldırmak için uğraşmak:
'Softalığa savaş açan ilk laikler orada toplanmıştır.' -Y. Z. Ortaç.
Detaylı Açıklama
Savaş açmak deyimi iki anlamda kullanılır. Birinci anlamda bir ya da daha çok devlete karşı savaş durumuna geçmek, askerî çatışmayı başlatmak demektir. İkinci anlamda ise mecazi olarak bir soruna, alışkanlığa ya da kötülüğe karşı kararlı bir mücadeleye girişmek, onu ortadan kaldırmak için uğraşmak anlamını taşır. Tarihte devletlerin birbirine savaş açması birinci anlama; yolsuzluğa savaş açan bir hükümet ya da çevre kirliliğine savaş açan bir hareket ikinci anlama örnektir. Söz kararlı, ciddi ya da onaylayıcı bir tutum taşır; hem gerçek bir askerî çatışmayı hem de bir kötülüğe karşı topyekûn ve kararlı mücadeleyi anlatabilen güçlü bir kalıptır. Bir soruna savaş açmak, onu kökten çözmeye kararlı olmayı dile getirir.
Savaş Açmak (ilan Etmek) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Softalığa savaş açan ilk laikler, düşüncelerini yaymak için o çatı altında bir araya gelmişti.
- Yolsuzluğa savaş açan yeni hükümet ekibiyle birlikte kararlı bir reform programı başlattı.
- Çevre kirliliğine savaş açan sivil hareket on yıllık çalışmasıyla geniş bir farkındalık yaratmayı başardı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Birinci anlam devletlerarası askerî ilişkilerle ilgilidir; resmî bir savaş durumunun başlatılmasını anlatır. İkinci anlam ise sosyal, sağlık ya da siyasal alanlarda kararlı bir mücadeleye girişmeyi anlatır; mecazi bir kullanımdır. Öznenin niteliği ve bağlam hangi anlamın kastedildiğini kolayca gösterir.
Mecazi anlam, askerî savaşın kararlılık ve sistemli mücadele yönünün sosyal sorunlarla mücadeleye taşınmasıyla gelişmiştir. Bir kötülüğe ya da soruna karşı topyekûn ve kararlı bir mücadeleyi anlatır.
Mecazi olarak yolsuzluğa, cehalete, hastalığa ya da bir haksızlığa karşı kararlı ve sürekli bir mücadele başlatmayı anlatır. Bir soruna savaş açmak, onu kökten çözmeye kararlı olmayı ifade eder.