Deyim

Sebilhane Bardağı gibi Ne Demek?

Anlamı

hoşa gitmeyen kalabalık (insan topluluğu).

Detaylı Açıklama

Sebilhane bardağı gibi deyimi, bir yeri dolduran, hoşa gitmeyen ve rahatsız edici bir insan kalabalığını anlatmak için kullanılır. Asıl vurgu, mekândan çok, o mekânı tıka basa dolduran ve insana bunaltı veren kalabalıktır. Söz tarihsel bir gözlemden doğmuştur: sebilhaneler, Osmanlı şehirlerinde halka ücretsiz su dağıtılan yerlerdi; sıcak günlerde bardaklarının başında bitmek bilmeyen bir insan yığılması olurdu. Bardaklar elden ele dolaştıkça çevrede hep bir izdiham, bir itiş kakış yaşanırdı. Bugün de bir yeri dolduran, insanı bunaltan yoğun bir kalabalık için bu söz söylenir. Söz çoğu zaman hafif bir yakınmayla, kimi zaman mizahla dile gelir; kalabalığın verdiği bezginliği ve rahatsızlığı anlatır. Bir topluluğun sıkışıklığından duyulan tedirginliği, eski bir imgeyle çarpıcı biçimde canlandırır.

Sebilhane Bardağı gibi Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Yoğun bir indirim saatinde alışveriş merkezinde insan kalabalığı sebilhane bardağı gibi yığılmış hareketli bir manzara oluşturmuştu.
  2. Popüler konser meydanı sebilhane bardağı gibi insanla dolup taşmış başlamadan önce coşkulu bir bekleyiş hâkimdi.
  3. Bayram zamanı pazar yerinin sebilhane bardağı gibi kalabalıklığını gören amcam alışverişi başka bir güne erteledi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Sebilhane Osmanlı şehirlerinde halka ücretsiz su dağıtmak için kurulmuş hayır yapılarıdır. Her sıcak günde insan kalabalığı sebilhane bardaklarının başında toplanırdı. Sebilhane, herkese su dağıtılan bir hayır kurumuydu; bardakları elden ele geçtiği için hep kalabalık olurdu.

Söz, eski bir kurumun görüntüsünü bugünkü kalabalık ortamlara taşır. Sebilhane bardaklarının başındaki izdiham imgesi, tıklım tıklım bir mağaza ya da izdihamlı bir meydan için akla gelen doğal bir benzetmedir. Böylece eski bir gözlem, bugünün kalabalık sahnelerini anlatan sözel bir köprüye dönüşür.

Modern hayatta da söz, bir yeri dolduran rahatsız edici insan kalabalığı için kullanılır. Tıklım tıklım bir mağaza, itiş kakış bir meydan ya da izdihamlı bir pazar buna örnektir. Söz, kalabalığın verdiği bunaltıyı ve sıkışıklığın rahatsızlığını, eski bir imgeyle çarpıcı biçimde anlatır.