Anlamı
bir büyüğe, bir üste veya saygı duyulan bir şeye ayakta selam vermek:
'Ama birader, rahat mı edeceğiz bu bahçede, gelene geçene selam mı duracağız?' -Y. Z. Ortaç. 'Yollarda sarı ve zayıf halk selama duruyor.' -F. R. Atay.
Detaylı Açıklama
Selam durmak deyimi, bir büyüğe, bir üste ya da saygı duyulan bir şeye ayakta, hazırola geçerek selam vermek anlamında kullanılır. Saygıyı sözle değil, dik ve düzgün bir bedensel duruşla göstermeyi anlatır. Askerlik töreninde komutanının önünde hazırola geçen bir asker ya da bir anıtın önünde saygıyla dikilen bir ziyaretçi, selam durur. Söz saygılı, ağırbaşlı ve geleneksel bir hava taşır; bir bayrağa, bir anıta ya da bir büyüğe duyulan hürmetin bedene dökülmüş hâlidir. İçinde, karşısındaki değere gösterilen sessiz ama güçlü bir saygı vardır. Kimi zaman da, sürekli selam durmak zorunda kalmanın verdiği yorgunluğu anlatmak için hafif bir sitemle kullanılır. Saygının, ayakta durup selam vererek dışa vurulduğu köklü bir davranışı dile getirir.
Selam (selama) Durmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Bu bahçede gelene geçene selam durmaktan rahat yüzü görmeyeceğiz mi, diye şakayla yakınıyordu.
- Yol boyunca iki yana dizilen halk, geçen alaya derin bir saygıyla selam duruyordu.
- Askerlik töreninde komutana selam duran askerler ulusal değerlere bağlılıklarını sergileyerek saygıyla durdular.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Söz hem askerî hem sivil hayatta gösterilen bir saygı davranışını yansıtır. Yüksek makamlara, ulusal sembollere ve anlamlı mekânlara karşı alınan geleneksel saygı duruşunu dile getirir.
Söz, saygının bedensel bir duruşla gösterildiği durumlarda söylenir. Askerlik törenleri, ulusal bayramlar, anma günleri, mezar ya da anıt ziyaretleri buna örnektir. Ortak olan, yüksek bir makama, ulusal bir sembole ya da anlamlı bir mekâna karşı ayakta, hazırola geçerek saygı sunulmasıdır.
Modern hayatta da söz canlılığını korur; özellikle askerlik, devlet törenleri ve anma günlerinde selam durmak yaygın bir saygı davranışıdır. Söz, hürmetin dik durup selam vermekle, sessiz ama görünür bir biçimde dışa vurulmasını anlatır.