Anlamı
hayırlı bir davranışta bulunmak:
'Gülsüm'ün sevinci sade sevap kazanmak ümidinden doğmuyordu.' -R. N. Güntekin.
Detaylı Açıklama
Sevap kazanmak deyimi, hayırlı bir davranışta bulunmak, manevi olarak iyi bir iş yaparak bir ödül biriktirmek anlamında kullanılır. Sevap, Arapça kökenli bir kelimedir; bir iyiliğin manevi karşılığını anlatır. Ramazanda iftar sofrası açan bir aile ya da bir hayır kurumuna düzenli bağış yapan biri, sevap kazanır. Söz manevi ve takdir dolu bir hava taşır; iyilik etmenin gönle verdiği huzuru ve manevi doygunluğu yansıtır. Sevaba girmekten farkı, tek bir iyiliğin anını değil, süregelen bir birikimi, iyilik etmeyi bir alışkanlık hâline getirmeyi çağrıştırmasıdır. İçinde, cömertliğin ve dayanışmanın hem başkasına hem de insanın kendisine iyi geldiği düşüncesi vardır. Halk inancında sevap, yalnızca ibadetle değil, gündelik hayatın içindeki iyiliklerle de kazanılır. İyi bir iş yapmanın, insanın gönlünü zenginleştirdiğini sezdirir.
Sevap Kazanmak (işlemek) Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Gülsüm'ün sevinci yalnızca sevap kazanmak ümidinden doğmuyordu; içinde bambaşka bir mutluluk vardı.
- Ramazan ayında iftar yemeği veren aile, sevap kazanmak için yıllardır sürdürdüğü bu âdeti hiç aksatmıyordu.
- Hayır kurumuna düzenli bağış yapan hayırsever, sevap kazanmak için gösterişsiz bir iyilik yolu seçmişti.
Kökeni ve Hikayesi
Söz, Arapça sevap (manevi karşılık) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Sevap kazanmak ise manevi karşılık biriktirme sürecinin tüm yönlerini içerir. İki kalıp birbirine yakın anlamlar taşır; biri eylem anına, diğeri sürecin geneline odaklanır. Sevaba girmek daha çok tek bir iyiliğin anını vurgularken, sevap kazanmak süregelen bir birikimi çağrıştırır.
Modern hayatta da söz karşılığını korur; bir hayır kurumunda gönüllülük yapmaktan bir bağış kampanyasına katılmaya kadar birçok durumda geçerlidir. Söz, iyilik etmenin manevi bir kazanç sağladığını; bunun ibadetle olduğu kadar gündelik hayırlarla da mümkün olduğunu yansıtır.
Söz, en çok cömertliği, dayanışmayı ve sosyal sorumluluğu öne çıkarır. İyilik etmek, hem yardım edilen kişiye dokunur hem de insanın kendi gönlünü zenginleştirir. Halk, hayır işlemenin sevap kazandırdığına inanır ve bunu bir erdem sayar.