Deyim

Sevinci Kursağında Kalmak Ne Demek?

Anlamı

bir engel sebebiyle hayal kırıklığına uğramak.

Detaylı Açıklama

Sevinci kursağında kalmak deyimi, bir kimsenin beklediği bir başarı, bir müjde ya da bir güzel olayın gerçekleşmemesi yüzünden derin bir hayal kırıklığına uğraması, sevincinin yarıda kesilmesi anlamında kullanılır. Kursak, halk dilinde midenin adıdır; sevincin kursakta kalması, o sevincin yutulup içe sindirilemeden yarıda kalması imgesini kurar. Müjdeli bir haberin ardından işlerin tersine dönmesiyle sevinemeyen bir aile ya da beklediği terfiyi alamayan bir çalışan, sevinci kursağında kalır. Söz buruk ve hüzünlü bir hava taşır; neredeyse yaşanacakken elden kaçan bir mutluluğun verdiği düş kırıklığını anlatır. İçinde, sevinmeye hazırlanıp da sevinememenin o özel burukluğu vardır. Tam gülümseyecekken donup kalan bir yüz gibi, yarıda kesilen bir sevincin acısını dile getirir. Umulan bir mutluluğun son anda boşa çıkmasının kırgınlığını, çarpıcı bir imgeyle anlatır.

Sevinci Kursağında Kalmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?

  1. Müjdeli haberi aldıktan sonra olayların ters dönmesi sonucu sevinci kursağında kalan aile derin bir hayal kırıklığı yaşadı.
  2. Beklediği terfi haberinin gelmemesiyle sevinci kursağında kalan çalışan, günlerce moralini toparlayarak işine devam etmek zorunda kaldı.
  3. Planladığı tatil iptal olan ailenin sevinci kursağında kalmıştı ve yeni planlar yapmak için günler harcamaları gerekti.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Söz, en çok hayal kırıklığını ve burukluğu yansıtır. Neredeyse yaşanacakken elden kaçan bir mutluluk, insanda derin bir düş kırıklığı bırakır. Sevincin tam yaşanacakken yarıda kesilmesi, bu sözün taşıdığı o özel burukluğun özünü oluşturur.

Kursak halk dilinde midenin somut adıdır; yemeğin sindirildiği yerdir. Sevincin kursakta kalması yani yutulup sindirilmeden kalması imgesi sevincin tam yaşanamadığını, içe sindirilemediğini somut olarak yansıtır. Sevincin daha yutulmadan kursakta kalması imgesiyle, yarıda kesilen sevinci somutlaştırır.

Çağdaş hayatta da söz karşılığını korur; beklenen bir başarının gelmemesi, planlanan bir şeyin iptal olması ya da umulan bir haberin çıkmaması buna örnektir. Söz, umulan bir mutluluğun son anda boşa çıkmasının verdiği burukluğu dile getirir.