Anlamı
1) herhangi bir sebeple yapılmayan bir işe başlamak veya gidilmeyen bir yere gitmek; 2) uğursuzluğu, şanssızlığı, aksiliği yenmek.
Detaylı Açıklama
Şeytanın bacağını kırmak, iki yakın anlamda kullanılan bir deyimdir. Birincisi, herhangi bir sebeple uzun süredir yapılmayan bir işe nihayet başlamak ya da gidilmeyen bir yere sonunda gitmektir. İkincisi, bir süredir peşini bırakmayan uğursuzluğu, şanssızlığı, aksiliği kırıp yenmektir. İki anlamda da bir engelin, bir tılsımın bozulması söz konusudur; sanki işleri kötü giden kişinin yolunu kesen görünmez bir şeytanın bacağı kırılır da işler yeniden yoluna girer. Uzun süredir erteleyip sonunda bir işe girişen, ya da üst üste gelen aksiliklerden sonra ilk kez şansı dönen biri bu deyimle tarif edilir. Bir rahatlama, bir eşik aşma sevinci söze sinmiştir. Uzun süredir yapılmayan bir işe başlamayı ya da süregelen bir uğursuzluğu, aksiliği yenmeyi anlatan bir deyimdir.
Şeytanın Bacağını (ayağını) Kırmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yıllardır gidemediğimiz o şehre sonunda gittik; şeytanın bacağını kırdık nihayet.
- Üst üste gelen aksilikler bitti, ilk siparişi aldık; şeytanın bacağını kırdık sanki.
- Aylardır ertelediği o işe bugün başladı, böylece şeytanın bacağını kırmış oldu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki yakın anlamda kullanılır. Birincisi, uzun süredir yapılmayan bir işe nihayet başlamak ya da gidilmeyen bir yere sonunda gitmektir. İkincisi, bir süredir peşini bırakmayan uğursuzluğu, aksiliği kırıp yenmektir. İkisi de bir engelin aşılmasını anlatır.
Bir engelin, bir tılsımın bozulmasını anlatır. Sanki işleri kötü giden kişinin yolunu kesen görünmez bir şeytanın bacağı kırılır da işler yeniden yoluna girer. İmge, kötü gidişi durduran, yolu açan bir dönüm noktasını somutlaştırır.
İçinde bir rahatlama, bir eşik aşma sevinci taşır. Uzun süredir ertelenen bir işe başlamak ya da süregelen aksiliği yenmek, kişiye ferahlık verir. Söz, sonunda oldu diyen; bir tıkanıklığın açılmasından duyulan hafifleme ve sevinci yansıtır.