Anlamı
1) önem vermek: İşini sıkı tut. 2) sürekli olarak denetlemek, kontrol altında bulundurmak; 3) bir işte disiplinli olmak.
Detaylı Açıklama
Sıkı tutmak, bir işi, bir kişiyi ya da bir durumu gevşetmeden, dikkatle denetim altında tutmak; ona önem verip disiplinli davranmak anlamına gelir. Kişi işini savsaklamaz, elindekini başıboş bırakmaz; kuralları uygular, gözünü ayırmaz. Söz birkaç yönde kullanılır: bir işe önem vermek (işini sıkı tut), birini sürekli denetlemek, bir işte disiplinli olmak. Ortak nokta, gevşekliğe, savsaklamaya yer bırakmadan sıkı bir denetim uygulamaktır. Bir öğretmenin sınıfı sıkı tutması, bir yöneticinin harcamaları sıkı tutması, bir ustanın çırağını sıkı tutması bu sözle anlatılır. Genellikle disiplinin, dikkatin ve ciddiyetin gerektiği durumlarda kullanılır. Bir şeyi elden kaçırmamak, denetimi elde tutmak için gösterilen ödünsüz tutumu anlatır ve sorumluluk vurgusu taşır.
Sıkı Tutmak Cümle İçinde Nasıl Kullanılır?
- Yeni müdür bütçeyi öyle sıkı tuttu ki gereksiz tek bir kuruş bile harcanmadı.
- Çocukların ders düzenini sıkı tutunca sınav sonuçları gözle görülür biçimde düzeldi.
- Ustabaşı işi sıkı tutar, en küçük bir aksaklığa bile göz yummazdı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Başlıca üç yönde kullanılır: bir işe önem vermek, birini ya da bir işi sürekli denetlemek ve bir işte disiplinli olmak. Ortak nokta, gevşekliğe ve savsaklamaya yer bırakmadan sıkı bir denetim, ciddi bir tutum uygulamaktır.
Disiplinin, dikkatin ve ciddiyetin gerektiği durumlarda söylenir. Bir öğretmenin sınıfı, bir yöneticinin harcamaları, bir ustanın çırağını sıkı tutması buna örnektir. Ortak nokta, denetimin elde tutulması, hiçbir şeyin başıboş bırakılmamasıdır.
İkisi yakın anlamlıdır. Sıkı tutmak, bir şeyi baştan beri gevşetmeden denetim altında tutmayı anlatır. Sıkıya almak ise daha çok, önceden serbest olan bir şeyi disiplin altına almaya, denetimi sıkılaştırmaya başlamayı vurgular. Biri sürdürmeyi, diğeri sıkılaştırmayı öne çıkarır.